5. Hukuk Dairesinin kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasına ilişkin, taşınmazın tarla/arsa vasfı ve değerleme itirazlarının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulü ve bedelin ödenmesi kararını takiben, davacı idarenin taşınmazın tarla olmasına rağmen arsa olarak değerlendirilerek bedelin yüksek tespit edildiği, davalı malikin ise bilirkişi raporlarındaki eksiklikler, hatalı emsal seçimi ve değer düşüklüğü oranları nedeniyle bedelin gerçek değerinin altında kaldığı iddialarıyla istinafa başvurmasına ve bölge adliye mahkemesinin bu başvuruları esastan reddetmesi üzerine kararın temyiz edildiği çok aşamalı bir hukuki süreci incelemektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/11163 E.  ,  2025/17414 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1323 Esas, 2025/723 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/197 Esas, 2023/168 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi Tüzel Kişiliği
adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve bir kısım dahili davalı ... vd. tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. köyü, .. mevki 884 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın tarla vasfında olmadığı arsa vasfında olduğu, taşınmazın belediye sınırları içerisinde kaldığı, taşınmazda iskana açık ve belediye faaliyetlerinden yararlanıldığı, taşınmazın konumu bakımından çevre illere yakın, ekonomik faaliyetlerin gerçekleştiği ve etrafında sanayi kuruluşlarının bulunduğunu beyan ederek taşınmazın gerçek değerinin tespit edilerek kamulaştırmasını, yargılama gideri ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ... Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin oluşturmuş olduğu kıymet takdir komisyonu tarafından davalı tarafa teklif edilen bedel ile bilirkişilerce tespit edilerek yerel mahkemece hükmedilen kamulaştırma bedelleri arasında ciddi bir fark bulunduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin üzerindeki değer tespitinin taraflarınca kabul edilmediğini, dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğunu ancak yerel mahkemece arsa vasfında değerlendirildiğini, ... Belediye Başkanlığı davaya konu parselle ilgili olarak taşınmazın belediye mücavir alanı içerisinde meskun mahalde kaldığını; yol, su, elektrik ve diğer belediye hizmetlerinden yararlandığını belirtildiğini, belediyenin vermiş olduğu cevabın gerçeklikten ve objekliktiften uzak olduğunu, davaya konu taşınmaz imar planına dahil olmamakla birlikte fiilen meskun mahalde yer almadığını, taşınmazın fiilen belediye hizmetlerinden de faydalanmadığını, dosya içerisinde ki mübrez bilgi ve belgelere bakıldığında taşınmazın resmi kayıtlarda tarla vasfında kayıtlı olmasına ek olarak malikler tarafından da işbu taşınmazın tarla olarak kullanıldığının görüleceğini belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, taraflarınca emsal olarak bildirilen taşınmazların dikkate alınmadan bilirkişi raporu tanzim edildiğini, hükme esas alınan raporda belirlenen emsal taşınmaz gerekli kriterlere haiz olmadığını, denetime elverişli olmadığını, dava konusu taşınmazın gerçek değerinin çok altında olduğunu, hatalı özel satış değerlendirilmesi yapıldığını, dava tarihine (21.02.2022) daha yakın sunulan emsallerin değerlendirme dışı bırakılması suretiyle hak kaybına sebep olunduğunu, emsal olarak tarla vasfındaki taşınmazların dikkate alınarak rapor tanzim edilmesinin eksik ve hatalı olduğunu, paylı satışa esas emsal taşınmaz dikkate alınarak yapılan değer tespitinin eksik ve hatalı olduğunu, emsal taşınmazdaki irtifak değer düşüklüğü oranı kabul edilebilir olmadığını, bilirkişi raporundaki değer tespitine esas karşılaştırma tablosu somut değerlendirmeler içermediğini, bilirkişi ek raporunda, karşılaştırma tablosundaki oranların müvekkilinin aleyhine değiştirilmesinin hakkaniyete, usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından emsal olarak belirlenen taşınmazın 13.12.2021 tarihinde, .. Büyükşehir Belediyesinin 1/25.000 ölçekli ... Planı değişikliğinden önceki bir dönemde satıldığı dikkate alınmadan ek raporda bu hususa yönelik bedel düşürüldüğünü, 'imar uygulamasına tabidir' şerhinin ... Belediyesince sehven konulduğu hususu ile ek raporda değer düşüklüğüne gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zaten kök raporda da imar uygulamasına tabi olmadığı bilinci ile değerlendirdiğini ve puanlama yapıldığını, ek raporda yapılan değişiklik herhangi bir gerekçe ortaya koymadan, taraflı ve yanlı bir değerlendirmeye tabi tutulduğunu, obejektif değer artışına sebep olacak hususlar dikkate alınmadan eksik değerlendirme yapıldığını, bilirkişi raporunda ağaç bedelinin hatalı eksik hesaplandığını, kamulaştırma bedeline işletilen yasal faiz Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olduğunu, kamulaştırma bedeline yasal faiz değil en yüksek mevduat faizi işletilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedeli tespit edilirken mevcut enflasyon durumunun göz ardı edilmesi müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli ... Planında, organize sanayi bölgesi alanında kaldığı, Dairelerince Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında, arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırma yöntemiyle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve dahili davalılar ... vd. temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Dahili davalılar ... vd. temyiz dilekçelerinde özetle; bilirkişi raporunun yetersiz ve hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın metrekare birim değerinin düşük hesaplandığını, kamulaştırma bedeline işletilen yasal faizin Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı olduğunu, kamulaştırma bedeline yasal faiz değil en yüksek mevduat faizi işletilmesi için kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak; üzerindeki fındık ağaçlarına kapama fındık net gelirine göre belirlenen bedelden mutat münavebe ürünlerine göre belirlenen bedel indirilmek suretiyle değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan;“İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekili ve dahili davalıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.
Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın, Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (dahili davalılar ... vd.’nin “faize” ilişkin talepleri) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.
Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım “Onanma Kararı”na (faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili 3 No’lu “Gerekçe/Değerlendirme”sine, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 16.12.2025