Bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının onanması, adli para cezası ve hak yoksunlukları infazında yasal değişikliklerin dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.
Özet: Bilişim sistemleri kullanılarak işlenen dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde, sanığa hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesi ihtarı ile kasıtlı suçtan mahkumiyetin kanuni sonucu olan hak yoksunluklarının infaz aşamasında ilgili mevzuat değişiklikleri çerçevesinde gözetilmesi gerektiği belirtilerek, yargılama sürecinde usul ve yasalara uygun hareket edildiği, delillerle eylemin sanıkça gerçekleştirildiğinin kesin olarak tespit edildiği ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlendiği anlaşıldığından, temyiz itirazları reddedilerek yerel mahkemenin mahkumiyet kararı oy birliğiyle onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2021/31824 E.  ,  2026/1959 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/386 E., 2016/178 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde ihtar yapılmasına karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “...ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “...denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.