Bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçunda Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bozma sonrası kazanılmış hakların hatalı yorumlanarak hükmün bölünemezliği ilkesine aykırı karma uygulamaya rağmen mahkumiyeti onadı.
Özet: Sanığın bilişim sistemleri banka veya kredi kurumları aracılığıyla dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair hükmün, önceki kararın yalnız sanık temyizi üzerine bozulması sonrası yerel mahkemece hapis ve adli para cezalarının kazanılmış hak ilkesi gözetilmeden karma uygulanması yasaya aykırı bulunsa da aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır; yapılan yargılamada usul ve yasaya uygunluk, delillerle örtüşen eylem tespiti ve doğru vasıflandırma sebebiyle sanığın temyiz itirazları reddedilerek mahkumiyet hükmü onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2025/938 E.  ,  2026/2150 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/398 E. 2024/439 K.
SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği görüşüldü;
Bozma öncesi Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2015/309 Esas, 2015/313 Karar sayılı ilâmıyla sanığın 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği, hükmün yalnız sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2021/26192 Esas, 2024/10976 Karar sayılı ilâmı ile bozulduğu ve 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına işaret edildiği, bozma üzerine yapılan yargılamada ise hükmün bölünemeyeceği ve ilk hükümde adli para cezası miktarı daha fazla olsa dahi hapis cezasının az olması nedeniyle hükmün bütün hâlinde sanığın lehine kabul edilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, hükümlerin bölünmesi suretiyle bozma ilâmı öncesindeki hapis cezası ile bozma ilâmı sonrasında hükmedilen adli para cezasının sanık lehine olduğu kabul edilerek karma uygulama yapılması, yasaya aykırı ise de bu husus aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden eleştiri dışında hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
26.02.2026 tarihinde karar verildi.