Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti, tescili ve yol olarak terkini davasında değerleme metodu ile istinaf ve temyiz aşamasındaki usul hataları.
Özet: Davacı idarenin bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti, idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davasında, ilk derece mahkemesinin kabul kararını istinaf eden davacı vekili, bilirkişi raporuna itirazlar, değerleme metotları, enkaz bedeli, vekalet ücreti eksikliği ve hükmün tescil-terkin kısmındaki yetersizliği ileri sürmüş; bölge adliye mahkemesi ise istinaf başvurusunu kısmen kabul ederek ilk derece kararını kaldırmış, davacı idare yararına vekalet ücreti takdir edilmemesinde isabetsizlik görmeyip taşınmazın idare adına tescili ile yol olarak terkini taleplerini eksiksiz hükme bağlayarak davayı kabulle yeniden karar vermiş, bu karar davacı idarece tekrar temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/12328 E.  ,  2025/17339 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2697 Esas, 2025/1478 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/613 Esas, 2023/434 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., .. Mahallesi 209 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi kurulu raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirildiğini, ancak nereden ve ne şekilde sulandığının gösterilmediğini, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ünden daha fazla olamayacağına ilişkin uygulamanın kanuna ve emredici hükümlere aykırı olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin yöre çiftçisinin alışkanlıklarını yansıtmadığını, kapitalizasyon faizinin %5 alınması gerekirken % 4 olarak alınıp fazla bedele hükmedildiğini, enkaz bedelinin kuruma yüklenmesinin hukuka uygun olmadığını, müvekkil lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, talepleri taşınmazın bedelinin tespiti ile bütün takyidatlardan ari olarak müvekkil idare adına tapuya tescili ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 999 uncu maddesi uyarınca yol olarak terkini iken, talepleri gözardı edilerek sadece yol olarak terkini hususunda hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaz bakımından 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.05.2019 tarihli ve 2019/5-241 Esas, 2019/560 karar sayılı kararında yapılan belirlemelere göre değerlendirme yapıldığında, davanın niteliği ve mahiyetine göre davacı idare yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak davacı idarenin taleplerinin dava konusu taşınmazın bedelinin tespiti ile bütün takyidatlardan ari olarak müvekkili idare adına tapuya tescili ve 4721 sayılı Kanun'un 999 uncu maddesi uyarınca yol olarak terkini iken sadece yol olarak terkin hükmünün kurulması hatalı olduğundan davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.