Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunda sanığın savunması ve aleniyet unsuru yeterince araştırılmadığı, hapis cezasının orantılılık ilkesine aykırı seçildiği gerekçeleriyle ilk derece ve istinaf kararlarını bozmuştur.
Özet: Hakaret suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinde esastan reddedilmesi üzerine temyiz edilen dosyada, Yargıtay; sanığın savunmalarının ve suça konu paylaşımın gerçek kaynağının yeterince araştırılmaması, usulüne uygun açık kaynak incelemesi yapılmaksızın eksik delillerle karar verilmesi, hapis cezası tercihinde somut gerekçe gösterilmeyerek orantılılık ilkesine aykırı davranılması ve aleniyet unsurunun oluşumunun yeterince açıklanmaması gibi ciddi hukuki eksiklikler tespit ederek bölge adliye mahkemesinin istinaf ret kararını bozmuştur.
4. Ceza Dairesi         2024/974 E.  ,  2026/3164 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/838 E., 2023/2227 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 25.10.2023 tarihli temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplerle hükmün bozulması isteminde bulunmuştur.
III. GEREKÇE
1.Sanığın aşamalardaki savunmalarında, paylaşımın kendisi tarafından yapılmadığını belirtmesi, açık kaynak araştırma raporunda yalnızca sanığa ait hesap ile ilgili araştırma yapılmış olması ve sanığın altına yorum yaptığı iddia edilen paylaşımın yayınlandığı sayfa ile ilgili araştırma yapılmayarak katılan vekili tarafından dosyaya sunulan ekran görüntüsüne dair fotokopi evrakı dikkate alınarak karar verilmiş olması karşısında, usulüne uygun açık kaynak araştırması yapılarak suça konu edilen paylaşımın tespitinin sağlanıp, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2.Kabule göre de;
a)5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de dikkate alınarak, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mükerrir olmayan sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir şekilde cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan, orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis cezasının tercih edilmesi,
b)TCK'nın 125/4. maddesinde öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir.
Somut olayda sanığın, ... hesabı üzerinden yazmış olduğu hakaret içeren sözlerin herkes tarafından görülebilir nitelikte olup olmadığı araştırılmadan ve aleniyet unsurunun ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Karşıyaka 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.