Boşanma davasında mal kaçırma amacıyla yapılan muvazaalı taşınmaz devirlerinin iptali talebinin, hak düşürücü süre ve kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, davacı kadının, boşanma sürecinde eşinin mal kaçırma amacıyla taşınmazlarını üçüncü şahsa devrettiği iddiasıyla açtığı muvazaalı tasarrufun iptali davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesince, bir taşınmaz için hak düşürücü sürenin dolması, diğer taşınmaz için kamulaştırma bedeline ilişkin talebin uygunsuzluğu ve en önemlisi aynı taraflar ve konu hakkında daha önce verilmiş kesin hüküm bulunması gerekçeleriyle davanın usulden reddedilmesini ve davacı vekilinin bu kararı temyiz başvurusunu konu almaktadır.
4. Hukuk Dairesi         2024/10569 E.  ,  2025/7207 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/215 E., 2024/1194 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 06.05.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ...'nın 40 yıldır evli olduklarını, davalının sadakatsiz davranışları neticesinde evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesi ve başka bir kadınla gayri meşru dost hayatı yaşaması ve bu birliktelikten iki çocuğunun olması nedeniyle davacı tarafından davalı eşe karşı evlilik birliğinin temelinden sarsılması talepli boşanma davası açıldığını, davanın reddine karar verildiğini, dosyayı istinaf ettiklerini, istinaf sonucunda kararın kaldırılarak boşanmanın maddi ve manevi tazminat talebinin kabulüne karar verildiğini, tazminatın az olması gerekçesiyle dosyayı temyiz ettiklerini, davalı ...'nın boşanma davasının olası sonuçlarına karşı birlikte edindikleri malları kaçırma gayesine düştüğünü, davacı ile birlikte edindikleri dava konusu taşınmazları birlikte yaşadığı iki çocuğunun annesi olan ...'a mal kaçırmak gayesiyle muvazaalı olarak devrettiğini, ... mahallesi ... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırıldığını belirterek muvazaalı yapılan bu devirlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardan ... mahallesi 3 10... parsel sayılı taşınmazın 937/2400 hissesinin ... tarafından ...'a ....11.2012 tarihinde satıldığını, ... mahallesi 3093 parsel sayılı taşınmazın 24.06.20 ... yevmiye numaralı işlem ile kamulaştırıldığını, davacı tarafın muvazaa iddiasını ispat edecek somut deliller sunmadığını, davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ... mahallesi 3 10... parsel sayılı taşınmazın 937/2400 hissesinin ... tarafından ...'a ....11.2012 tarihinde satıldığı, İİK madde 284 gereğince tasarrufun iptali davasının tasarruf tarihi olan ....11.2012 tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde açılmış olması gerektiği, hak düşürücü sürenin dolduğu, dava konusu ... mahallesi 3093 parsel sayılı taşınmazın 30/100 hissesinin ... tarafından ...'a ....11.2012 tarihinde satıldığı, ... mahallesi 3093 parsel sayılı taşınmazın 24.06.20 .... yevmiye numaralı işlem ile kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedeli ile ilgili işbu davanın açılamayacağı, çünkü kamulaştırma bedelinin, evlilik birliğinin kurulmasından sonra ve fakat mal rejiminin sona ermesinden önce elde edilmiş olması halinde bu bedelin kişisel mal yerine geçen değerler kapsamında olacağı, ayrıca kamulaştırma işlemi tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığı, ayrıca ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/2 22... /21 Karar sayılı ilamın da aynı doğrultuda olduğu, dava konusu talep ile ilgili ayrıca kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 31.01.2020 tarih, 2019/2 22... /21 Karar sayılı ilamının incelenmesinde davacısının ... ..., davalılarının ... ve ..., konusunun muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil, davaya konu taşınmazların ... İlçesi, ... 310 ada, 1 parsel ve ... İlçesi, ... Mah. 3093 parsel sayılı taşınmazlar olduğu, yargılama sonucu subut bulmayan davanın reddine karar verildiği, verilen kararın 06.12.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla yerel mahkemece aynı taşınmazlar hakkında, aynı taraflar arasında ve aynı sebebe dayanarak açılan davada davanın kesin hüküm dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile davalı ...'nın 40 yıldır evli olup, bu evliliğin ...'nın davalı ... isimli kadınla dost hayatı yaşaması, o kadından bir çocuğunun olması gibi nedenlerle sarsıldığını, bu kapsamda davacı tarafından boşanma davası açıldığını, davacı tarafından açılan bu dava sonrasında davalı ...'nın, davacı ile birlikte 40 yıl sürdürdükleri evlilik birlikleri içerisinde elde etmiş oldukları malları tarafların evlilik birliğinin sarsılmasında etken olan aldatma olayının da tarafı olan birlikte yaşadığı ...'a davacıdan mal kaçırma gayesi ile muvazaalı olarak devrettiğini, her ne kadar işbu davanın tarafları ve dava konusu bakımından ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/222 E. 2020/21 K. Sayılı karar ile aynı doğrultuda olduğuna işaret edilse de davalar arasında davanın esas bakımından çözüme kavuşması için büyük bir farklılık bulunduğunu, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 2019/222 E. 2020/21 K. sayılı karar ile verilen kararda davanın, taraflar arasındaki boşanma davasından davacının feragat etmesi sebebiyle reddedilmiş olsa da tarafların daha sonra boşandıklarını, tarafların arasındaki hukuki ilişkide yaşanan bu değişikliğin, önceki tarihli davanın reddedilmesinin sebebine ve davanın esasına doğrudan etki ettiğini, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/222 E. sayısı ile görülen dava ve işbu temyiz talebine konu davanın aynı taraflar arasında ve aynı konuda olsa da izah edildiği üzere taraflar arasındaki hukuki ilişkide davanın esasına ve gidişatına doğrudan etki edecek bir değişiklik yaşandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.