Karayolları Genel Müdürlüğünün alt işveren işçisinin toplu iş sözleşmesinden doğan çocuk, yemek, yakacak ve benzeri alacaklarından asıl işveren olarak sorumluluğu ile ilgili temyiz incelemesi.
Özet: Dava, alt işveren işçisinin Karayolları Genel Müdürlüğünü asıl işveren olarak göstererek toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan çocuk, yemek, yakacak yardımı, bayram harçlığı, ikramiye ve ücret farkı alacaklarının tahsilini talep etmesinden ibaret olup; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, rutin yol bakım ve karla mücadele işlerinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi oluşturduğu ve davacının sendika üyesi olduğu gerekçesiyle Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğuna hükmetmiş, davalı ise toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadığını ve doğrudan işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/5365 E.  ,  2025/6509 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1239 E., 2025/1185 K.
DAVA TARİHİ : 09.11.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/1295 E., 2024/38 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
II. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işveren Karayolları Genel Müdürlüğüne ait işyerinde alt işveren işçisi olarak çalıştığını, davalı İdarenin asıl işveren olduğunu, işyerinde Yüksek Hakem Kurulunun 02.10.2019 tarihli ve 2019/256 Esas, 2019/455 Karar sayılı kararıyla toplu iş sözleşmesinin uygulanmaya başlandığını, davacının sendika üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesinde düzenlenen alacakların işverence hiç ödenmediğini iddia ederek çocuk yardımı, yemek yardımı, yakacak yardımı, bayram harçlığı, ikramiye ve ücret farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, sendikanın işçi adına dava açma yetkisinin araştırılması gerektiğini, İdarenin ihale makamı olduğunu, davacı ile işçi işveren ilişkileri olmadığını, yüklenici şirketler ile İdare arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, alacağa dayanak olan toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadıklarını, bu nedenle de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ödeme yükümlüklerinin bulunmadığını, davacının rutin yol bakım ve onarım ile kar ve buz mücadelesi yapılması işine ait ihale kapsamında çalıştığını, ihalenin yapım ihalesi olduğunu, husumet itirazları olduğunu, davanın dava dışı alt işveren şirketlere ihbarı gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... Müdürlüğüne ait bir kısım yolların bakım ve onarım gibi rutin işlerinin yapılan iş alım sözleşmeleri ile verildiği, sözleşme konusu karla mücadele, yol bakım vb. işlerin niteliği itibarıyla iş alımı kapsamında olduğu ve anahtar teslimi şeklinde olmadığı, davalı İdare ile yüklenici şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, davacının toplu iş sözleşmesinin imzalandığı tarihinde sendika üyesi olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Kurum ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, davalı İdarenin alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olmakla davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarından sorumlu olduğunun kabulü ile hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu, davacının ... Sendikası üyesi olduğu, yüklenici şirketler ile işyerinde yetkili sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi kapsamında davacının alacağının bulunduğu, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara işletilen faiz türünde ve faiz başlangıç tarihinde bir hatanın bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
1. Müvekkilinin toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu nedenle davacının taleplerinden sorumlu tutulamayacağını,
2. Davacının İdare çalışanı olmadığını, davacı ile İdare arasında herhangi bir iş sözleşmesinin bulunmadığını, yüklenici şirketler bünyesinde çalıştığını, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, başka sorumluluğunun bulunmadığını,
3. Yargılama aşamasında yapılan hesaplamaların kabulüne olanak bulunmadığını,
4. Kabul edilen alacaklar bakımından uygulanan faiz türünün ve başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olup olmadığı, davacı işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, davalının bu alacaklardan sorumlu olup olmadığı, alacaklara uygulanması gereken faizin türü ile başlangıç tarihi hususlarındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.