Yurt dışı inşaat projesinde çalışan işçinin alacak davasında farklı çalışma dönemleri için Umman ve Türk hukukunun uygulanması üzerine Yargıtay bozma kararına uyularak verilen hüküm.
Özet: Davalı şirketin yurt dışı projelerinde farklı dönemlerde çalışan işçinin kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyarak, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıkta tarafların hukuk seçimi anlaşması ve mutad işyeri hukuku prensipleri doğrultusunda, davacının belirli bir çalışma dönemi için Umman hukukunu, önceki dönemler için ise Türk hukukunu uygulayarak alacak taleplerini kısmen kabul etmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/243 E., 2024/157 K.DAVA TARİHİ : 28.04.2017İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ... geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı inşaat projelerinde 2005-2016 yılları arasında en son aylık net 2.740,00 USD ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı ve diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş görme borcunu yabancı ülkede ifa etmesi nedeniyle iş ilişkisinin yabancılık unsuru taşıdığını, bu nedenle 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'a (5718 sayılı Kanun) göre uygulanacak hukukun tespiti ve ayrıca davacının farklı zamanlarda birbirinden bağımsız iş sözleşmeleri ile çalışması sebebiyle her bir iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlığın işin görüldüğü ülke hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli kararı ile; davacının 6 yıl 10... gün davalı yanında çalıştığı ve son ücretinin net 2.188,75 USD olduğu, ayrıca iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 22.12.2021 tarihli kararı ile; 5718 sayılı Kanun'da hukuk seçimi imkânının ancak işçi lehine ve sınırlı olarak tanındığı, taraflarca seçilen hukukun işçiyi koruyan hükümlerden daha elverişsiz hükümler içermesi hâlinde mümkün olmadığı, taraflarca yabancı ülke hukukunun uygulanacağı konusunda bir sözleşme bulunmadığı, Yargıtayın emsal kararları da dikkate alındığında Türk Hukukunun uygulanması gerektiğinden davalı vekilinin buna ilişkin ve diğer itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 22.12.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.03.2022 tarihli ilâmı ile; davacının 02.01.2012-11.10.2016 tarihleri arasındaki son çalışma dönemi yönünden bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan, dava konusu alacakların ait olduğu söz konusu çalışma dönemi hakkında Umman hukukunun uygulanması gerektiği, buna göre gerekirse Umman hukukunda uzman bir bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle, dava konusu uyuşmazlık bakımından değerlendirme yapılması ve dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.2023 tarihli kararı ile; davacının 02.01.2012-11.10.2016 tarihleri arasında Umman'da geçen son çalışma dönemi yönünden Umman hukukunun uygulanması konusunda tarafların hukuk seçimi yaptıklarının kabulü gerektiği, ayrıca bu dönem yönünden Umman hukukunun aynı zamanda mutad işyeri hukuku olduğu, bu nedenle 02.01.2012-11.10.2016 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden bu ülke hukuku uygulanması gerektiği gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda; davacının 02.01.2012-11.10.2016 tarihleri arasındaki çalışması bakımından Umman hukuku, davacının 23.02.2005-15.04.2005, 24.06.2005-01.10.2006, 27.11.2006-01.08.2007 tarihleri arasındaki çalışmalarına ise Türk hukuku uygulanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Dava konusu uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanması gerektiğini,b. Umman çalışmalarına dair davalının sunduğu Umman İş Kanunu'nun hem doğru tercüme edilmediğini hem de 2003 yılında yapılan değişiklikleri içermediğini ileri sürmüştür.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Davacının ...'da çalıştığı dönem bakımından mutad işyerinin ... olduğunu, buna göre bu dönem bakımından da Rus hukukunun uygulanması gerektiğini,b. Kabul edilen ücret miktarının hatalı olduğunu, c. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödendiğini, aksinin yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini, d. Davacı tanıklarının davalı Şirkete karşı davalarının bulunduğunu, buna göre beyanlarına itibar edilemeyeceğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; Umman hukuku uygulanan çalışma döneminde sözü edilen Ülke mevzuatına uygun hesaplama yapılıp yapılmadığı, ücretin tespiti, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesabı ile zamanaşımı noktalarında toplanmaktadır. Somut olayda, bozma ilâmı sonrasında Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun tercüme edilmiş metninin dosyaya sunulduğu, bilirkişi tarafından Umman hukuku uygulanan 02.01.2012-11.10.2016 tarihleri arasındaki çalışma dönemi için bu mevzuata göre değerlendirme yapıldığı görülmektedir. Davacı vekili Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun doğru tercüme edilmediğini ve 2003 yılından sonra yapılan değişiklikleri içermediğini beyan etmiştir. Dosya kapsamındaki tercüme ile emsal dava dosyalarından belirlenen Umman Sultanlığı İş Kanunu ile dosya kapsamındaki tercüme ... karşılaştırıldığında; uyuşmazlık konusu 02.01.2012-11.10.2016 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından talep edilen alacaklara ilişkin Kanun maddelerinin içeriğinde farklılıklar bulunduğu, maddelerde yer alan paragrafların sayısı, anlamı ve kapsamlarının uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır.Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre İlk Derece Mahkemesince, Umman Sultanlığı hukuk sisteminde bulunan uyuşmazlık konusuna ilişkin tercüme edilmiş kanun maddelerini, ilgili bilgi ve belgeler ile olayın çözümü için gerekli olan tüm dokümanları sunmaları için taraflara süre ve imkân tanınması, gerekirse Yabancı Hukuk Hakkında Bilgi Edinilmesine Dair Avrupa Sözleşmesi hükümlerinden de yararlanılması, bundan ayrı Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünden Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun davacının çalışma dönemindeki değişiklikleri de içerecek şekilde tüm Kanun maddeleri ile bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenmesi, bu konuda yöntemine uygun bir biçimde yazı yazılması, gerekli bilgi ve belgeler ile Umman Sultanlığı İş Kanunu maddelerinin Türkçe tercümeleri sağlandıktan sonra somut uyuşmazlık hakkında değerlendirme yapılması, ardından olayın çözümüne ve tarafların seçmiş olduğu hukuka uygun, gerekçeli, tarafların ve Yargıtayın denetimine açık bilirkişi raporu alınması, ondan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.