Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, uluslararası unsurlu işçi alacakları davasında Rus hukukunun uygulanabilirliği, zamanaşımı/hak düşürücü süre ayrımı ve içtihat değişikliği üzerine önemli hukuki değerlendirme kararı.
Özet: Gaz altı çelik kaynak ustası olarak çalışan davacının kıdem, ihbar, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları talebiyle açtığı davada, davalı işverenin Rus hukukunun uygulanması ve iş sözleşmesinin ikale ile sona erdiği savunması üzerine, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, uyuşmazlığa Rus hukukunu uygulayarak, Rusya Federasyonu İş Kanunundaki başvuru sürelerinin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu ve davalı tarafça usulüne uygun şekilde zamanaşımı definde bulunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/1113 E.  ,  2025/6435 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1414 E., 2024/2864 K.
DAVA TARİHİ : 13.11.2017
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 55. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/518 E., 2024/251 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.10.2014-03.11.2016 tarihleri arasında davalı işverenin ...'da bulunan işyerinde gaz altı çelik kaynak ustası olarak çalıştığını, ücretinin 15.10.2014 tarihinde 1.740,00 Euro, 01.05.2015 tarihinde 2.250,00 Euro olduğunu, iş sözleşmesinin işveren tarafından 03.11.2016 tarihinde feshedildiğini, davacıya pasaportunu alamama ihtimali dâhilinde baskı altında belgeler imzalatıldıktan sonra kıdem tazminatı karşılığı 3.716,04 Euro tutarında kısmi ödeme yapıldığını, ihbar tazminatı ve diğer alacaklarının ödenmediğini, haftanın 7 günü 19.00-06.00 saatleri arasında gece vardiyasında çalıştığını, ayda 2 gün hafta tatili olduğunu, dinî bayramların 1. günü haricinde diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlıkla ilgili Rus hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının talebi üzerine kendisine kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ücret alacakları ödenmek suretiyle 03.11.2016 tarihli ikale sözleşmesi ile iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, davacıya baskı altında herhangi bir belge imzalatılmadığını, davacının fazla çalışmaları olmuş ise eksiksiz ödendiğini, davacı işçinin puantaj kayıtlarını imzaladığını ve bu puantajlarda belirtilen çalışmaların bordrolara aktarıldığını, bu bordrolarda davacı işçinin ihtirazı kayıtsız imzaladığını, bu sebeple davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda, uyuşmazlığa Rus hukukunun uygulacağı, iş sözleşmesinin fesih tarihinin 03.11.2016 olduğu, işbu davanın 13.11.2017 tarihinde açıldığı, 3 aylık ve 1 yıllık sürenin kaçırılmasına ilişkin geçerli bir geçerli bir nedenin bulunduğunun ispatlanamadığı, davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece gönderme kararı doğrultusunda uyuşmazlığa Rus hukuku uygulanarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin "3. İlâmın İlgili Hukuk bölümünün (4) numaralı paragrafında yer verilen ... Federasyonu İş Kanunu'nun mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392 nci maddesinde belirtilen sürelerin, Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmaktadır. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu sürelerin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi hatalı ise de bu hata sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir. Diğer taraftan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda ret kararı verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır. " şeklindeki içtihadı dikkate alındığında davacı aleyhine reddedilen miktarlar nedeniyle vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi yerinde ise de davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin de davalı tarafa yükletilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
b. Rus hukukunda belirtilen sürelerin hak düşürücü süre olduğunu, somut uyuşmazlıkta zamanaşımı olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu,
c. Rus hukuku uygulanması durumunda sadece iş hukuku yönünden değil, aynı zamanda Rus Medeni Kanunu'nun da gözetilmesi gerektiğini,
d. Rus hukukunda belirtilen sürenin kaçırılmasının geçerli nedene dayandığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davada reddedilen miktar üzerinden taraflarına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve vekâlet ücretine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.