Yargıtay 6. Ceza Dairesi, kamu malına zarar verme suçunda doğrudan kastla verilen hasara rağmen eksik ceza tayini ve hatalı kanun maddesi uygulaması nedeniyle istinaf mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Kamu malına zarar verme suçundan ilk derece mahkemesinde beraat eden, ancak istinaf mahkemesinde mahkûmiyet kararı verilen sanık hakkındaki temyiz incelemesinde; sanığın bir polis aracına çarparak kaçma eyleminin doğrudan kastla yapıldığı gözetilmeksizin olası kast hükümleriyle eksik ceza tayin edilmesi ve uygulanması gereken kanun maddesinin Türk Ceza Kanununun 151/1 yerine kamu malına zarar vermeyi düzenleyen 152/1-a maddesi olması gerektiği tespit edilerek, hükmedilen cezanın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1299 E., 2024/4160 K.SUÇ : Kamu malına zarar vermeHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2024 tarihli ve 2023/393 Esas, 2024/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan beraat karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.11.2024 tarihli ve 2024/1299 Esas, 2024/4160 sayılı kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Üst sınırdan cezalandırılması gerekir iken bu hususun göz ardı edildiğine, şartları oluşmayan tüm takdiri ve yasal indirimlerin uygulanmasına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;1. Olay günü sanığın içinde bulunan aracın kimlik kontrolü yapılmak amacıyla durdurulduğu, polis aracının da sanığın içinde bulunduğu aracın aralarından bir aracın geçemeyeceği kadar önüne ve yanına geldiği, sanığın bu şekilde kaçarken polis aracına çarptığı, bu itibarla sanığın polis aracına çarpmadan olay yerinden kaçamayacağının anlaşıldığı somut olayda sanığın eylemini doğrudan kastla gerçekleştirdiği gözetilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile olası kast hükümleri uygulanarak sanık hakkında eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.2. Kanun maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a maddesi yerine 151/1 olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.12.2025 tarihinde karar verildi.