Ticari satımdan kaynaklanan ayıplı makine tazminat davasında davacının talebinden feragat etmesi nedeniyle davanın reddine dair mahkeme hükmü.
Özet: Davacının, sözleşme ile satın aldığı makinenin sürekli arızalar vermesi ve sözleşme amacına uygun çalışmaması nedeniyle ayıplı olduğunu ileri sürerek ödenen satış bedelinin faiziyle iadesi, tamir giderleri ve makinenin verimli çalışmamasından kaynaklanan zararların tazminini talep ettiği ticari tazminat davasında, davalı vekilinin sözleşmenin kendi şirketleri ile değil başka bir şirketle yapıldığını, davalı şirketin sözleşme tarihinde henüz kurulmadığını, ayrıca garanti süresinin dolduğunu, davacının yetkisiz kişilerce makineye müdahale ettirdiğini ve süresinde ayıp ihbarı yapmadığını savunarak davanın reddini istediği görülmüşse de, yargılama sürecinde davacının açtığı dava konusu alacak ve ferilerinden açıkça feragat etmesi ve davalının da yargılama gideri ile vekalet ücreti talebinde bulunmaması üzerine mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/637 Esas
KARAR NO : 2026/221
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/07/2025
KARAR TARİHİ : 24/02/2026
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2026
Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... Makine San. Tic. Ltd. Şti. arasında 01.12.2023 tarihli sözleşme uyarınca imal ve satışı yapılan “120 CM Sabit Kule Mono” makinenin tesliminden itibaren sürekli arızalar verdiğini, makinenin sözleşmede kararlaştırılan amaca uygun ve tam randımanlı çalışmadığını, bu nedenle makinenin ayıplı olduğunu, ayıp ihbarının süresinde yapıldığını, davalıya gönderilen ihtarname ile sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığını; ödenen satış bedelinin faiziyle iadesi, yapılan tamir ve tadilat giderleri ile makinenin verimli çalışmaması nedeniyle uğranılan zararın tazminine, davanın kabulü ile ayıplı mal nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100.000 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu 01.12.2023 tarihli sözleşmenin davacı ile davalı şirket arasında akdedilmediğini, sözleşmenin ... Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... arasında imzalandığını, sözleşme tarihinde davalı şirketin henüz kurulmamış olduğunu belirterek husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak; sözleşmede garanti süresinin teslim tarihinden itibaren 12 ay olarak düzenlendiği, makinenin Mart 2024’te teslim edildiği, davacının ise 24.04.2025 tarihinde ihtarname gönderdiği, bu nedenle garanti süresinin dolduğu ve garantiye dayalı taleplerin hukuken dinlenemeyeceğini, ayrıca sözleşme uyarınca yetkisiz kişilerce yapılan tamiratların garanti kapsamı dışında olduğu, davacının makinede davalının bilgisi ve onayı olmaksızın üçüncü kişilerce müdahalede bulunduğunun ihtarname eklerinden anlaşıldığını, bu suretle garanti hakkının kaybedildiğini ve illiyet bağının koptuğunu, ayıbın davalıdan kaynaklandığını ispat yükünün davacıda olduğunu, makinenin kusursuz teslim edildiğini, uzun süre sorunsuz kullanıldığını, ağır kusur iddiasının yerinde olmadığını, tacir olan davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, bu nedenle taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu savunularak davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı taraf mahkememize vermiş olduğu 23/02/2026 tarihli dilekçesi ile açmış olduğu dava konusu edilen alacak ve ferilerinden açıkça feragat ettiği, davalı vekilinin ise 24/02/2026 tarihli dilekçesi ile; davacının feragat etmesi nedeniyle işbu dosyanın karara çıkartılarak, yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
HMK'nın 307. maddesinde; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak belirtilmiştir.
HMK'nın "Feragat ve kabulün şekli" başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de; feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Davacı vekilinin vekaletinde feragat özel yetkisinin bulunduğu, feragat karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, kesin hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeni ile davanın feragat nedeni ile reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 488,00-TL ilam harcından peşin alınan 1.707,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.219,75-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.24/02/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır