Yargıtay, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığın uyuşturucu etkisi ve pişmanlık iddialarına rağmen onadı, sanığın mükerrir oluşunu da değerlendirdi.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık ve müdafiinin mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırılığı, cezanın fazlalığı ile delil yetersizliği gibi iddialarla yaptığı temyiz başvurusu üzerine, ilgili yüksek mahkeme, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun anlaşıldığını ve tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtmesine rağmen, aleyhe temyiz bulunmadığı için bunu bozma sebebi yapmamış; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerini reddederek, bölge adliye mahkemesinin hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararını hukuka uygun bularak onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/24881 E.  ,  2025/24629 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3359 E., 2023/1639 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin; binaya uyuşturucu madde kullanmak için girdiği fakat öğlen vakti olduğu, maddeyi kullandıktan sonra ne yaptığını bilmediği, bir anlık gaflet ile hırsızlık yapmaya karar verdiği, suçunu kabul ettiği, çok pişman olduğu, lehine olan hükümlerden faydalanmak istediği, sanık müdafiinin temyiz isteminin ise, sanık hakkındaki mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, verilen ceza ile suç konusu eşyaların değeri, suçun işleniş biçimi yönünden afaki bir durumun söz konusu olduğu, verilen cezanın fazla olduğu, suçun sanık tarafından işlendiğine yönelik tanık anlatımlarında ve kamera görüntülerinde sanığın kesin olarak tespitinin yapılmadığına, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Adli sicil kaydına göre, Aydın 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihinde kesinleşen 2020/1168 Esas, 20221/407 Karar sayılı ilâmı nedeniyle ikinci kez mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.