Sanık müdafiinin yetersiz soruşturma ve delil itirazlarına rağmen hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan mahkum edilen sanığın, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesince onanması üzerine, sanık müdafiinin soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki eksiklikler, delil değerlendirmesindeki hatalar, sanık beyanlarının göz ardı edildiği ve mahkumiyetin kesinliğe dayanmadığı iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunu inceleyen yüksek mahkeme, sanık hakkındaki hükümde ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında herhangi bir hukuka aykırılık tespit etmeyerek, müdafiinin temyiz nedenlerini yerinde görmemiş ve istinaf kararını usul ve yasaya uygun bularak oy birliğiyle onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/24958 E.  ,  2025/24625 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/60 E., 2023/1097 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın beyanları doğrultusunda bir araştırma yoluna gidilmediği, dosyadaki eksiklikler giderilmeden soruşturma aşaması sonlandırılarak kovuşturma safhasına geçildiği, kovuşturma aşamasında da eldeki delillerle yetinildiği, sanığın beyanlarına itibar edilmeyerek hakkında hüküm kurulduğu, Mahkemenin kararında sanık savunması aleyhine bir tespit bulunmadığından aracın kapısının açık vaziyette olduğunu kabul ettiğini belirttiği, buna rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d maddesi uyarınca hapis cezasına hükmedildiği, mahkûmiyetin büyük veya küçük bir olasılığa değil, her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanması gerektiği ve sanığın beraatine karar verilmesine, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.