Yargıtay 11. Ceza Dairesi, eski çalışanın şirket adını kullanarak gerçekleştirdiği dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünü olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle bozarak davanın düşmesine karar verdi.
Özet: Şirketten ayrılmasına rağmen eski çalıştığı şirketin adını kullanarak yabancı bir şahıstan emlak satışı bahanesiyle kapora alıp şirkete bildirmeyen eski çalışanı basit dolandırıcılık suçundan mahkum eden yerel mahkeme kararı üzerine yapılan temyiz incelemesinde; sanığın eyleminin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ancak, suçun kanunda öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı süresinin suç tarihi ile hüküm tarihi arasında gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin mahkumiyet hükmü kurulmasının yasaya aykırı olduğu tespit edilerek, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2023/6861 E.  ,  2025/16015 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/585 E. 2023/422 K.
SUÇ : Değişen suç vasfı ile dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın, katılanın ortağı olduğu şirkette çalışmakta iken şirket adını kullanarak... vatandaşı olan ...ile emlak satışı amacı ile temas kurduğu, şirkette belirtilen şekilde satılık konut olmadığı halde adı geçen kişiden 4.000 Euro kapora aldığı ancak bu kaporayı şirkete bildirmediği gibi satıcıya da teslim etmediğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın aşamalardaki beyanlarında katılanın yanında iki ay çalıştığını ve ayrıldığını, ...'in bu ayrılığı bildiğini ancak mülk alınması konusunda kendisiyle çalışmak istediğini, bu yüzden parayı kendi banka hesabına aldığını, katılanın yetkilisi olduğu şirketin diğer ortağı tanık ...'nun kovuşturma aşamasında sanığın daha önce kendilerinin yanında çalıştığını ancak ayrıldığını, ayrıldıktan sonra şirketin ismini kullandığını ve ayrılmamış gibi işlem yaptığını ortağından duyduğunu, ayrıca ... vatandaşı adına hareket eden iyi Türkçe konuşan kişiye sanığın yanında çalışmadığını da söylediğini, sanığın şirket adına harcama yetkisi olmadığını, gelen paraların şirketin hesabına ya da ortağı katılan ...'nun hesabına geldiğini beyana ettiği, dolayısıyla sanığın eylemini katılan şirketten ayrıldıktan sonra gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, eylemin bir bütün halinde ...isimli kişiye karşı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın eylemine uyan "dolandırıcılık" suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e, 67/4 maddesinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması, yasaya aykırı bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.12.2025 tarihinde karar verildi.