Yargıtay, resmi belgede sahtecilik suçunda zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verirken, zihinsel engelli çocukların ilaç raporlarıyla kamu kurumu zararına nitelikli dolandırıcılık beraat kararını bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, bir sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararını, suçun sabit olmadığı gerekçesiyle onamış; sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan yargılanan kısmında ise, olağan dava zamanaşımının dolması nedeniyle kamu davasının düşmesine hükmetmiş; ancak, diğer iki sanığın zihinsel engelli çocuklar adına sahte rapor ve reçeteler düzenleyerek kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık suçunu fikir ve eylem birliği içinde işlediklerinin sabit olmasına rağmen verilen beraat kararlarını yasaya aykırı bularak bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         2021/26407 E.  ,  2025/15914 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/358 E., 2019/299 K.
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklara yüklenen suçun sübutu halinde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıkların eylemine uyan “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların sorgusunun yapıldığı 05.07.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, sanık ...'nın ... ve ...isimli zihinsel engelli çocuklarının ... Rehabilitasyon Merkezi ile ... Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde tedavi gördükleri halde, çocuklar hakkında ... Hastanesi'nden ilaç kullanım raporları alıp, bu raporlara istinaden farklı tarihlerde, farklı sağlık merkezlerinden çok sayıda reçete yazdırdıkları, bu reçetelerin ...'in sahibi olduğu ... Eczanesi isimli eczaneden katılan kuruma fatura edilip bedellerinin tahsil edildiği iddia edildiği olayda, sanık ...'nın alınan savunmalarında, çocukların ilaçlarının rehabilitasyon merkezleri tarafından kendilerine verildiğini, bahse konu rapor ve ilaçları kendisinin almadığını, sanık ...'in ... Eczanesi'nin ortağı olduğunu, ...'in kendisinden habersiz bu işleri yapmış olduğunu savunması, Dr. ... 'in alınan beyanında, sanık ...'in ricası üzerine adı geçen sanığı ...'e yönlendirdiğini beyan etmesi, ...'nun alınan beyanında, sanık ...'in elinde raporlarla gelip rica etmesi üzerine reçete yazdığını beyan etmesi, sanık ...'in 27.05.2011 tarihinde katılan kurum müfettişi tarafından ifadesinin alınması sonrası ...'ya ilişkin 04.05.2011 tarihli reçetenin 27.05.2011 tarihinde, 05.05.2011 tarihli reçetenin ise 28.05.2011 tarihinde sistemden silindiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek adları geçen çocuklar adına ilaç kullanım raporları temin edip, bu raporlara istinaden reçete yazdırıp, reçete bedellerini de katılan kurumdan tahsil etmek suretiyle üzerilerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediklerinin sabit olduğu gözetilmeden mahkûmiyetleri yerine beraatlerine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.12.2025 tarihinde karar verildi.