Dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, bozma öncesi yargılamadan itibaren gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 11. Ceza Dairesi tarafından bozulup kamu davasının düşürülmesi.
Özet: Ağır ceza mahkemesinin dolandırıcılık suçundan verdiği mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, bozma sonrası yapılan yargılamada sanık hakkında suçun kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre belirlenen olağan dava zamanaşımının, önceki mahkûmiyet kararının verildiği tarihten itibaren temyize konu hükmün verildiği tarihe kadar gerçekleştiği ve kamu davasının düşmesi gerektiği göz ardı edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmasının yasaya aykırı olduğu tespit edilmiş olup, bu durumun yeniden yargılama gerektirmemesi nedeniyle mahkemenin kendi yetkisiyle sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/396 E., 2025/132 K.SUÇ : DolandırıcılıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı ve uzlaştırma işlemleri nedeniyle duran dava zamanaşımı süresi de gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, TCK’nin 66/1-e maddelerinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, bozma öncesi yapılan yargılamada kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 10.05.2016 tarihinden, temyize konu hükmün verildiği tarihe kadar gerçekleştiği ve kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması,Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 25.02.2026 tarihinde karar verildi.