Boşanma ve ziynet alacağı davasında, HMK 177. maddesi ve 7251 sayılı Kanun değişikliği uyarınca bölge adliye mahkemesi kaldırma kararı sonrası tahkikat halinde ıslahın mümkün olduğuna dair Yargıtay içtihadı.
Özet: Yüksek mahkeme, taraflar arasındaki boşanma ve ferileri davasında, davacı kadının ziynet alacağı talebine ilişkin temyiz dilekçesini parasal kesinlik sınırı altında kaldığı için reddederken, bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararı sonrası yerel mahkemenin yaptığı tahkikat sürecinde davacı kadının maddi tazminat miktarı hakkındaki ıslah talebini usulüne uygun bulmayarak göz ardı etmesini hatalı değerlendirmiş ve bu sebeple yerel mahkemenin kararını kısmen bozmuştur.
2. Hukuk Dairesi         2024/7417 E.  ,  2025/9071 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/15 E., 2024/204 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 6. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/605 E., 2021/678 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı -karşı davalı kadın vekili tarafından duruşma istemli olarak nafaka, tazminatların miktarı ve reddedilen ziynet alacağı davası yönünden; davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından ise reddedilen davası, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre davacı- karşı davalı kadın vekilinin temyize konu ettiği reddedilen ziynet alacağı davasında, dava değeri Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı karşı davalı kadın vekilinin ziynet alacağı davası yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin boşanma davaları ve fer'îlerine ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı karşı davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Islah kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 176’ncı ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Islah, davacı veya davalının, iddianın ve savunmanın değiştirilmesi yasağı kapsamındaki usul işlemlerini, karşı tarafın iznine ve hâkimin onayına bağlı olmaksızın belli kurallar çerçevesinde bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmesini sağlayan bir usul hukuku kurumudur. Islahın zamanı ve şekli, 6100 sayılı Kanun'un 177 inci maddesinde düzenlenmiştir. İlgili maddenin birinci bendinde "Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir." hükmü yer almakta olup Yargıtay'ın 04.02.1948 tarihli ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar sayılı, yine 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları gereği uygulama bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı ve bozma sonrası ıslah taleplerinin reddi gerektiği şeklinde gerçekleşmiştir. Bununla birlikte 6100 sayılı Kanun'un 177 inci maddesinde yer alan ıslahın zamanı hususunda 22.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 18 inci maddesi ile açıklayıcı bir düzenleme getirilmiştir. Buna göre; birinci fıkradan sonra gelmek üzere ikinci fıkra olarak "Yargıtayın bozma kararından veya Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya İlk Derece Mahkemesine gönderildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz." hükmü getirilmiştir. Böylelikle kanunda öngörülen şartları sağladığı takdirde Yargıtay bozma kararı ve Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra da ıslah yapılabilmesi mümkün kılınmıştır.
Her ne kadar Mahkemece; davacı karşı davalı kadın vekilinin ıslah dilekçesinin usulüne uygun olmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de 6100 sayılı Kanun'un 176 ve devamı maddelerine göre, bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında, yerel mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılamada tahkikata devam edilmiş olduğunun anlaşılmasına göre taraflarca ıslah talebinde bulunulması mümkündür. Hal böyle iken Mahkemece, davacı- karşı davalı kadın vekilinin ıslah dilekçesi nazara alınmadan maddi tazminat miktarının belirlenmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı dikkate alındığında davacı karşı davalı kadın yararına takdir edilen manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı -karşı davalı kadın vekilinin ziynet alacağı davası yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2. Taraf vekillerinin boşanma davaları ve fer'îlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının manevi tazminatın miktarı ile maddî tazminat yönünden BOZULMASINA,
b.Davalı- karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı karşı davalı kadın vekilinin sair temyiz itrazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı-karşı davacı ...'ndan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı- karşı davalı ...'e verilmesine,
Aşağıdaki temyiz giderinin ... yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ... iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.