İş sözleşmesinin sona ermesi sonrasında uzaktan çalışmaya devam ettiğini iddia eden inşaat mühendisinin ödenmeyen ücret alacağı talebinde çalışmanın ispatı ve hak edişlerin delil niteliği.
Özet: Bu hukuki evrak, bir inşaat mühendisinin Şubat 2020de Azerbaycandaki görevinin sona ermesinin ardından Mart 2020 - Aralık 2020 döneminde Türkiyeden uzaktan çalışarak hakediş raporları düzenlediği ve isminin kullanıldığı iddiasıyla davalı işvereninden ödenmeyen 75.000 USD ücret alacağının tahsili talebine ilişkindir; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davacının talep konusu dönemde davalı işyerinde çalıştığını ve ücret alacağına hak kazandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddederken, davacı vekili tanık beyanları, e-posta yazışmaları ve meslek unvanının kullanılması gibi durumları delil göstererek kararı temyiz etmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/3643 E.  ,  2025/7150 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1828 E., 2025/69 K.
DAVA TARİHİ : 22.12.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/1433 E., 2023/119 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasında imzalanan 04.02.2019 tarihli iş sözleşmesi kapsamında yol yapım işinde inşaat mühendisi olarak çalıştığını, her ay için 7.500,00 USD üzerinden anlaştıklarını, önce Şubat 2020 tarihine kadar fiilen Azerbaycan'da sonrasında ise Türkiye'de evden çalışma ortamı içinde görevlendirildiğini, davacının Türkiye'de çalıştığı dönem içerisinde Aralık 2020 tarihine kadar davalı işverenin emir ve talimatları ile sözleşme konusu otoyol yapımı işi denetimi için çalışma ve raporlarını düzenlediğini, buna dair e-posta yazışmalarının olduğunu ve davalı işveren tarafından aylık 7.500,00 USD ücret ödeneceğinin davacıya beyan edildiğini, davacı müvekkilinin çalıştırılarak dava dışı iş sahibinden aylık 12.000,00 USD olarak toplamda 120.000,00 USD'yi hak ediş olarak tahsil etmesine rağmen davacı müvekkilinin Mart 2020'den Aralık 2020 dönemine ait 75.000,00 USD toplam 10 aylık ücretinin ödenmemesi nedeni ile bu ödenmeyen ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Azerbaycan'daki çalışmasının 29.02.2020 tarihinde son bulduğunu, müvekkili Şirketin uzaktan çalışma olarak bir çalışma şekli bulunmadığını, davacının somut bir çalışmadan bahsetmediğini, müvekkili Şirket için Türkiye'de hangi işleri takip ettiği, hangi çalışmalarının olduğu konusunda somut veri sunamadığını, Azerbaycan'daki yol yapım işinin 27.08.2020 tarihinde son bulduğunu, davacının sunduğu e-postanın hepsinin 06.11.2021 tarihli olduğunu, davacı ile 29.02.2020 tarihinden sonra yapılan herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığını, talebin dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Şubat 2019-Şubat 2020 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyesinde inşaat mühendisi olarak çalıştığı, fesih bildiriminin davacı asıl tarafından imzalandığı ve iş sözleşmesinin bu şekilde son bulduğu, bu tarihten sonra davacının Türkiye'ye döndüğü ve evden çalışma şeklinde davalı Şirket bünyesinde çalıştığı iddiası var ise de davacı tanığı M.T'nin beyanında davacının bir kısım işleri hatır için, davalı Firmanın direktörü arkadaşı olduğundan yaptığını bildirdiği, davacının talep konusu dönemde davalı işyerinde çalıştığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Tanık beyanları yanında, hak ediş raporları ve belgelerine ilişkin e-postalar ile davalı yanındaki çalışma sabit olduğu hâlde davanın reddinin isabetli olmadığını,
2. Davacının Azerbaycan'daki fiilî görevinin sonlanmasının ardından Türkiye'de evde çalışmaya devam ettiğini, bu dönemde de işveren talimatları doğrultusunda hareket ettiğini,
3. Hak edişlerde davacının ismi ve imzası kullanılarak onun adına her ay davalı işverenin 12.000,00 USD ödeme aldığını, ancak hukuka aykırı olarak müvekkilinin ücretini ödemediğini,
4. Davacının Şubat 2020-Aralık 2020 döneminde de davalı işveren bünyesinde çalışmasının devam ettiğini,
5. Davacı tanığı M.T'nin beyanına göre aradaki ilişkinin hatır ilişkisi olarak nitelendirilmesinin bağlayıcı olmadığını, aksine bu beyana göre davacının çalışma olgusunun ispatlandığının kabul edilmesi gerektiğini,
6. Bir an için davacının çalışmalarının fiilî çalışma kapsamında kabul edilmese dahi, Yüksek Mahkeme içtihatlarıyla meslek ünvanı kullanılan bir kişinin ücrete hak kazanacağının hükme bağlandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının talep konusu dönemde davalı işyerinde çalışıp çalışmadığı ve buna bağlı olarak ücret alacağına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.