Kamu işçisinin kurum devri sonrası toplu iş sözleşmesi hükümlerinin hatalı yorumlanması neticesinde oluşan ücret, yıpranma primi ve ikramiye farkı alacağı talebi davası.
Özet: Davacı işçi, çeşitli kurumsal devirlerin ardından tabi olduğu toplu iş sözleşmesinin hatalı yorumlanması sonucu, taban ücret uygulamasının yanlış yapıldığını ve maaşının düşürüldüğünü, ayrıca yaptığı iş değişmemesine rağmen yıpranma ve ağır hizmet primleri gibi haklarının haksız yere kaldırıldığını iddia ederek ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacakları talep ederken; davalı işveren, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin doğru uygulandığını, sözleşmede taban ücret üzerinde olanlar için farklı bir düzenleme bulunmadığını ve davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/6597 E.  ,  2025/7143 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/609 E., 2025/1152 K.
DAVA TARİHİ : 30.10.2018
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/553 E., 2019/405 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü emrinde geçici işçi statüsünde işe başladığını, 01.02.2001 tarihinde kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kaldırılması üzerine İl Özel İdaresine, İl Özel İdaresinin kapatılması üzerine ... Büyükşehir Belediyesine devredildiğini, Kanun gereği devirden sonra davacının ... Sendikası ile İl Özel İdaresi arasında akdedilen toplu iş sözleşmesine göre ücret ve diğer haklarını aldığını, ilgili toplu iş sözleşmesinin 28.02.2015 tarihinde sona ermesi üzerine ... Sendikasına üye olarak ... Büyükşehir Belediyesi ile ... Sendikası arasında akdedilen toplu iş sözleşmesi kapsamına alındığını, davacının kök ücret, yıpranma primi, ağır hizmet ve tehlike sorumluluk primleri ve diğer yan haklarını almakta iken yaptığı iş değişmemesine rağmen bu haklarından yıpranma primi ve ağır hizmet primlerinin yeni sözleşmede olmadığı için kaldırıldığını ve aylık kazancında düşme meydana geldiğini; ayrıca davalı ... ile ... Sendikası arasında imzalanmış bulunan 15.01.2014 - 14.01.2016 tarihlerini kapsayan toplu iş sözleşmesinin 34... . maddelerinin hatalı yorumlanarak ücretinin taban ücretten yüksek olmasına rağmen taban ücret seviyesine düşürüldüğünü, daha sonra kıdem zammı ve ücret artış zammı eklenerek ücretinin tespit edildiğini; ancak taban ücret uygulamasının belirtilen ücretin altında ücret alan işçileri kapsadığını, taban ücretin üstünde ücret alan işçileri kapsamadığını, toplu iş sözleşmelerinin yanlış uygulanması neticesinde müvekkilinin maddi kayıplar yaşadığını ileri sürerek ücret farkı, ilave tediye farkı ve ikramiye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve kanuna aykırı olup reddi gerektiğini, davacının ... Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünde mevsimlik işçi olarak çalışmaktayken 02.02.2001 tarihli ve 24306 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2001/1959 sayılı Yönetmelik gereğince, 02.02.2001 tarihinden itibaren daimi kadroya atandığını ancak ... Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünün kapanması ile birlikte ... İl Özel İdaresine devrolduğunu ve burada çalışmaya devam ettiğini, 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) ile ... İl Özel İdaresinin tüzel kişiliği kaldırıldığından, davacının ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredilerek çalışmaya başladığını, davacının ücret fark alacağı, ilave tediye fark alacağı, ikramiye fark alacağı bulunmamakla birlikte talep ettiği tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ücretinin 28.02.2015 tarihine kadar davacının devirle geldiği Kurumda yürürlükte bulunan ... Sendikasının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödendiğini, 24.02.2015 tarihinde ... Sendikasına üye olması sebebiyle bu tarihten sonra da ... Sendikası ile davalı ... arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretin tespit edildiğini, 15.01.2014-14.01.2016 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinde taban ücretin tüm işçiler için kararlaştırıldığını, ilgili sözleşmede günlük ücreti belirlenen tabanın üstünde olanların yevmiyelerinin de kendi taban ücreti olarak kabul edileceğine dair herhangi bir hüküm bulunmadığını, davacının da ücretinin taban ücret olduğu kabulü ile toplu iş sözleşmesinin 34. ve 35. maddeleri uyarınca hesaplama yapıldığını, dava konusu olmayan 15.01.2016-14.01.2018 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinde günlük ücretin taban ücretin üzerinde olanların yevmiyelerinin kendi taban ücreti olacağının açıkça kararlaştırıldığını, söz konusu ibareye 15.01.2014-14.01.2016 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinde yer verilmediğini, taraf sendikanın da uygulamaya ilişkin herhangi bir talebinin bulunmadığını, bu durumun da tarafların üzerinde mutabakat sağlayarak yazdıkları madde hükmüne uygun olduğunu gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... İş Mahkemesinin 29.05.2019 tarihli kararı ile; davacının 01.03.2015 tarihine kadar talep konusu alacaklara hak kazanamadığı, davalı Belediyenin tarafı olduğu 15.01.2014 - 14.01.2016 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlandığı, fiilen ödenen ücretin toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenen ücretten düşük olması nedeniyle davacının ücret fark alacaklarının bulunduğu ve bilirkişi raporundaki hesaplamaların yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 29.05.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2023 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davanın kabulüne karar verildiği hâlde İlk Derece Mahkemesince hüküm fıkrasında arabuluculuk giderinin davalı yerine davacıdan tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacının katılma yoluyla istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.01.2024 tarihli kararı ile; davacının 6360 sayılı Kanun kapsamında 31.03.2014 tarihinde Belediyeye nakledildiği, nakledildiği tarih itibarıyla ... İl Özel İdaresi adına ... ve ... ... Sendikası (...) ile ... Sendikası arasında imzalanmış olan 01.03.2013-28.02.2015 tarihleri arasında geçerli 15. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi'nden yararlandığı, davacının devirden sonra 19.02.2015 tarihinde ... Sendikasına üye olduğu, 6360 sayılı Kanun hükmü gereği davalıya ait işyerinde ... Sendikasının taraf olduğu yeni toplu iş sözleşmesinin düzenleme (imza) tarihi olan 12.05.2016 tarihine kadar devirle geldiği Kurumda yürürlükte bulunan ... Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya devam edeceğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının kadrosunun Belediyeye devredildiği sırada Belediye ile Genel İş Sendikası arasında düzenlenen ve 15.01.2014-14.01.2016 tarihleri arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağı, 6360 sayılı Kanun'un emredici hükmü karşısında davacının önceden yararlandığı toplu iş sözleşmesinin bitim tarihinden sonra yeni işyerinde imzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği ve somut olay bakımından davacının 12.05.2016 imza tarihli ve 15.01.2016-14.01.2018 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden imza tarihi olan 12.05.2016 tarihinden itibaren yararlanabileceği, bu tarihe kadar da daha önce yararlandığı toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanmaya devam edeceğinin kabulü gerektiği, bu itibarla usul ve yöntemine uygun hazırlanmış bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının tüm ödemelerinin eksiksiz yapıldığını, davacının fark ücret alacağı bulunmadığını,
2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda ...'in taraf olduğu 01.03.2015-28.02.2017 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hatalı ve emsal kararlara aykırı olduğunu,
3. Kararlarda bahsi geçen işçinin ücret, mali ve sosyal haklarının belirleneceği nakil öncesi toplu iş sözleşmesinin ... İl Özel İdaresi adına ... ile ... Sendikası arasında imzalanmış olan 01.03.2013-28.02.2015 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının 6360 sayılı Kanun ile davalı Belediyeye devredildiği 31.03.2014 tarihi ve sonrasında yararlanacağı toplu iş sözleşmesinin tespiti ile fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
1. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda bozma kararı doğrultusunda 12.05.2016 tarihine kadar olan dönem için davacının ücretlerinin, ... İl Özel İdaresi adına ... ile ... Sendikası arasında imzalanmış olan 01.03.2013-28.02.2015 tarihleri arasında geçerli 4. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ve 01.03.2015-28.02.2017 tarihleri arasında geçerli 5. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre, 12.05.2016 tarihinden itibaren ise davalı ... ile ... Sendikası arasında imzalanmış olan 15.01.2016-14.01.20 18... .01.2018-14.01.2020 tarihleri arasındaki toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlendiği açıklanmıştır. Raporda ... ile ... Sendikası arasında imzalanmış 01.03.2013-28.02.2015 tarihleri arasında geçerli olan toplu iş sözleşmesinin esas alınması yerinde ise de 01.03.2015-28.02.2017 tarihleri arasında hangi Kurum adına imzalandığı dahi belirli olmayan ve davacının devren geldiği ... İl Özel İdaresinin kapanmasından sonra imzalandığı anlaşılan bir toplu iş sözleşmesinin hesaplamalarda esas alınması hatalı olmuştur.
6360 sayılı Kanun'un geçici 1/10 hükmüne göre "... Devredilen veya nakledilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir veya nakil işleminden önce tâbi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, ... belirlenir."
Davacının ... İl Özel İdaresinde çalışırken 6360 sayılı Kanun kapsamında 31.03.2014 tarihinde davalı Belediyeye nakledildiği anlaşılmaktadır. Davacının nakledildiği ... İl Özel İdaresinde nakil tarihinde yürürlükte bulunan ve davacının yararlandığı toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresinin 01.03.2013-28.02.2015 tarihleri olarak belirlendiği görülmektedir. Davacının davalı işyerine devrinden sonra davalı ile yetkili sendika arasında imzalanan ilk toplu iş sözleşmesinin imza tarihi ise 12.05.2016 tarihi olup yürürlük süresi 15.01.2016-14.01.2018 tarihleri olarak kararlaştırılmıştır. Bu hususlar dikkate alındığında; yukarıda ifade edilen 6360 sayılı Kanun hükmü gereği davalıya ait işyerinde yeni toplu iş sözleşmesinin düzenleme (imza) tarihi olan 12.05.2016 tarihine kadar, davacının ücret, mali ve sosyal haklarının nakil işleminden önce tâbi olduğu toplu iş sözleşmesine göre belirlenmesi gerekir.
Davacının nakilden önce tâbi olduğu toplu iş sözleşmesinden nakil sonrasında yararlanmayı sürdürmesi 6360 sayılı Kanun'un açık hükmünün gereğidir. Bu itibarla söz konusu toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya devam edebilmek için sendika üyeliğinin devamı şartı aranmaz. Aynı şekilde bir başka sendikaya üye olunması yahut işkolu değişikliği toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya devam etme bakımından herhangi bir etki yaratmayacağı gibi işbu dosyadaki gibi davacının nakil sonrasındaki işyerindeki toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendikaya üyeliği ve davalının da bu üyelik sebebiyle işçiyi söz konusu toplu iş sözleşmesinden yararlandırması, yani taraf iradelerinin ortak olması da sonuca etkili olmayacaktır. Esasen Kanun'da " ... nakledilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları ... toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, ... belirlenir." denilerek nakledilen işçilerin nakil olunan işyerinde yeni bir toplu iş sözleşmesi düzenleninceye kadar yaşayabilecekleri maddi kayıpların önüne geçilmek istenmiştir. Kanun'da nakledilen bir işçiye nakil öncesi tâbi olduğu toplu iş sözleşmesinin uygulanmasına devam olunacağı değil; işçinin ücret, mali ve sosyal haklarının nakil öncesi toplu iş sözleşmesine göre belirleneceği vurgulanmaktadır.
Açıklanan sebeplerle; davacının ücret, mali ve sosyal haklarının, devirle geldiği ... İl Özel İdaresinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin bitim tarihi olan 28.02.2015 tarihinden sonra da 12.05.2016 tarihine kadar anılan toplu iş sözleşmesine göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirleme yapılırken temel alınan toplu iş sözleşmesi zamlarının yürürlük dönemlerinin aşılmaması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Sonuç olarak somut olayda; davacının ücret, mali ve sosyal haklarının; .... ile ... Sendikası arasında imzalanan ve 01.03.2015-28.02.2017 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesine göre belirlenemeyeceği, ... İl Özel İdaresinin tarafı olduğu ve 01.03.2013-28.02.2015 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin ise kanun hükmü gereği davalı işyerinde devir sonrası imzalanan toplu iş sözleşmesinin imza tarihi olan 12.05.2016 tarihine kadar davacının ücret, mali ve sosyal haklarına uygulanabileceği kabul edilmelidir. Ancak 28.02.2015 tarihinden sonraki dönemde ilgili toplu iş sözleşmesinde yer alan ücret zammına ilişkin hükümlerin yürürlük süresinin aşılması mümkün olmadığından, bu toplu iş sözleşmesinin bitim tarihinden sonra ücret zammına ilişkin hükümleri uygulanamaz. Davacı, davalı işyerinin tarafı olduğu 12.05.2016 imza tarihli ve 15.01.2016-14.01.2018 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden ise ancak sözleşmenin imza tarihi olan 12.05.2016 tarihinden itibaren yararlanabilecektir.
Davacının, fark ücret alacaklarına ilişkin taleplerinin yukarıda yapılan açıklamalar ve ilgili Kanun hükmüne uygun şekilde tespit edilmesi ve sonucuna göre varsa fark alacakların hüküm altına alınması gerekir. Hâl böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyulduğu açıklanmış ise de hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama bozma gereklerine uygun olmadığından, hükmün ikinci kez bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.