Yurt dışı şantiyelerinde çalışan işçinin fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve yıllık izin alacaklarına ilişkin Gürcistan hukuku çerçevesindeki temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının yurt dışı şantiyelerinde çalıştığı dönemdeki fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacakları taleplerine ilişkin iş davasının, ilk derece mahkemesince Gürcistan hukukuna göre kısmen kabul edilmesi ve bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine, temyiz incelemesine tabi tutulduğunu ve Yargıtayın, özellikle iş sözleşmesindeki hükümler ile fiili çalışma arasındaki hafta tatili alacağı hesaplama uyuşmazlığını ele aldığını belirtmektedir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/415 E., 2025/61 K.DAVA TARİHİ : 25.06.2019İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde çalıştığını ve daha sonra iş sözleşmesi işverence feshedildiğinden Türkiye'ye geri döndüğünü, kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin açtıkları davanın kabulüne karar verildiğini, dosyada davacının çalışma süreleri, aldığı son net ücreti ve iş sözleşmesinin feshi hususunun isabetli bir şekilde tespit edildiğini, davacının bir ay içerisinde 15 günde bir vardiyasının değiştirilerek 07.00-19. 00... .00-07.00 saatleri arasında çalıştığını, işin gerektiği durumlarda işverenin talebi hâlinde günlük 12 saati aşan çalışma saatlerinde çalışmak zorunda kaldığını, hafta tatilini 15 günde bir pazar günleri ayda toplam iki kere kullandığını, dinî bayramların ilk günleri hariç tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, yine çalışma dönemi boyunca yıllık ücretli izin hakkını kullanamadığı gibi ücretinin ödenmediğini belirterek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının banka hesabına yatan bedele fazla çalışma, izin ücretleri ve diğer alacak kalemlerinin dâhil olduğunu, davacının ücretinin iddia edilen gibi net ücret olmadığını, davacının çalıştığı dava dışı ... Şirketinin müvekkili Şirketin ortağı olduğunu, yönetimlerinin farklı olduğunu, ayrı tüzel kişiliği olan, farklı kanunlara göre kurulmuş bir Şirket olduğunu, bununla birlikte davalı Şirketin davacının Gürcistan'a gitmesine aracılık etmediğini, davacının müvekkili Şirkette belirttiği tarihler arasında çalışmadığını ve sözleşme imzalamadığını, ücret ödemesi yapılmadığını, dolayısıyla müvekkili Şirket ile hiçbir hukuki bağı olmadığını, müvekkili Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, Mahkemenin bu uyuşmazlığı çözmede yetkili olmadığını, davacının talep etmiş olduğu alacakların zamanaşımına uğradığını, Gürcistan kanunlarının uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli tarihli kararı ile; 18.10.2022 tarihli kaldırma kararı gereğince Gürcistan hukukuna göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 19.03.2024 tarihli kararı ile kaldırma kararı sonrasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının iş sözleşmesinde haftalık çalışma saatinin 40 saat olarak düzenlendiği, aylık 80 saat fazla çalışma ücretinin ücrete dâhil olduğunun belirlendiği, davacının haftalık çalışma saatinin 40 saat olduğu, tanık beyanlarına göre davacının haftalık 63 saat çalışma yaptığı, iş sözleşmesine göre ödenen haftalık 20 saat fazla çalışmanın düşülmesi ile davacının haftalık 3 saat fazla çalışmasının ödenmediğinin kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu, işçinin hafta tatili çalışmaları karşılıklarının sözleşmedeki ücrete dâhil edildiği, Gürcistan tatil günlerinde çalıştığının ispatlandığı, bu günlerin ücretlerinin hesaplandığı, pazar paskalyaları zaten hafta tatili de olduğundan mükerrer hesaplama yapılmaksızın davacının genel tatil ücreti isteminin kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 19.03.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile hafta tatili alacağı bakımından hükme esas alınan bilirkişi raporunda, iş sözleşmesinde hafta tatili çalışmasının 10 saatlik ücretinin zamlı olarak ödeneceğinin belirtildiği ve ayda 2 günlük hafta tatili ücretinin ödendiğinin belirtildiği, davacının günlük ara dinlenme süresinin düşümü ile 10,5 saat çalışma yaptığının anlaşıldığı, iş sözleşmesine göre 10 saatlik hafta tatili çalışması ödendiğinden davacının, 0,5 saatlik ödenmeyen hafta tatili çalışma ücretinin bulunduğu, buna göre hafta tatili alacağının hesaplanması ve hüküm altına alınması gerekli iken yazılı gerekçeyle bu talebin reddedilmesinin hatalı olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma alacağı bakımından yapılan hesaplamada; çalışma dönemi bakımından 128,42857 hafta bulunduğu, davacının haftalık 23 saat fazla çalışma yaptığı, buna göre hafta sayısı ile çarpılması sonucu toplam 2.652 saat fazla çalışma yapıldığı, davacının haftalık 20 saat fazla çalışma ücretinin ödendiği, buna göre hafta sayısı ile sözü edilen 20 saatin çarpılması sonucu toplam 2.480 saatin ödendiğinin belirlendiği ve sonuç olarak bakiye 172 saat üzerinden hesaplama yapıldığı, ancak bilirkişinin tespit ettiği hafta sayısı ile davacının haftalık 23 saat fazla çalışma süresinin çarpılması sonucunun 2.953 saat olduğu, ödenen haftalık 20 saat ile yine tespit edilen hafta sayısının çarpımı sonucu da 2.568 saat olduğu, buna göre bilirkişi raporunun hatalı hesaplamaya dayandığı, fazla çalışma alacağı bakımından, davacının işe başlama tarihi olan 15.05.2014 tarihinden itibaren hesaplama yapılmış iken ulusal bayram ve genel tatil alacağının 01.12.2014 tarihinden itibaren hesaplanmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Anayasa Mahkemesinin iptal kararına göre mutad işyeri hukuku ile sıkı ilişkili hukuktan işçi lehine olan hukukun belirlenmesi gerektiğini,b. Yabancı hukukun uygulanması nedeniyle reddedilen kısımlar bakımından davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanması ve yargılama gideri ile vekâlet ücretine ilişkindir.1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir. Gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması nedeniyle ret kararı verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır. Somut uyuşmazlıkta davanın Gürcistan İş Kanunu'nun ilgili hükmü uyarınca kısmen reddine karar verilmesi isabetli ise de dava tarihinin 25.06.2019 olması ve davanın yabancı hukukun uygulanması sonucunda kısmen reddedilmiş olması karşısında, Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi hakkaniyete aykırıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davacı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (4) ve (7) numaralı bentlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine sırasıyla, " 4-Davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,"" 7-Davalı tarafından yapılan 2.750,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına" ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine, Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücreti ile aşağıda yazılı temyiz giderinin davalı tarafa yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.