Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen hükme ilişkin sanığın gerekçeli temyiz dilekçesi sunmaması nedeniyle temyizini reddederken, müdafiinin temyizini esastan reddederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne karşı sanığın kendisinin yaptığı temyiz başvurusu, yasal süre içinde gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmaması nedeniyle usulen reddedilirken; sanık müdafiinin aynı hükme yönelik temyiz talebi esastan incelenmiş, ancak ilk derece mahkemesinin hükmünü onayan istinaf kararında hukuka aykırılık veya isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve suçun teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin iddialarına dayalı temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek reddedilmiş ve böylece hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2340 E., 2023/969 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaI- Sanık ...'ın Temyiz İstemi YönündenBursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.04.2023 tarihli ve 2022/2340 Esas, 2023/969 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanığın yokluğunda verilip 11.04.2023 tarihinde tebliğ edilen karara yönelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 17.04.2023 tarihli, temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; ancak aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, REDDİNE, II- Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönündenİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz nedenlerinin "kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun teşebbüs aşamasında kaldığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.