Yurt dışı şantiyelerinde çalışan işçinin kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacakları davasında yabancı hukukun uygulanması, içtihat değişikliği nedeniyle zamanaşımı ve arabuluculuk giderleri hakkında temyiz incelemesi.
Özet: Yurt dışında çalışan işçinin haksız fesih sonrası talep ettiği işçi alacakları davasında, ilk derece mahkemesi önceki istinaf kararına uygun olarak yabancı hukuku uygulayıp talepleri kısmen kabul ederken, istinaf mahkemesi aynı yabancı hukuk uyarınca davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar vermiş; davacı, temyizde Türk hukukunun uygulanmasını, içtihat değişikliğinin sürpriz karar yasağına aykırı olduğunu ve arabuluculuk ücreti konusunu ileri sürmüştür.
9. Hukuk Dairesi         2025/1257 E.  ,  2025/6412 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1952 E., 2024/3061 K.
DAVA TARİHİ : 18.06.2020
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 60. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/2 E., 2024/126 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının yurt dışındaki şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlığa mutad işyeri hukukunun uygulanması gerektiğini, Türk hukuku uygulanamayacağını, davalı Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, son ücretinin bilinmediğini ancak iddia edilen ücretin kabul edilemeyeceğini, davacının ancak çalıştığı ülke mevzuatına göre sosyal haklardan yararlanabileceğini, proje bazlı çalıştığının anlaşıldığından infisah eden sözleşme hükümlerine göre ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, ücretinin brüte çevrilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince davacının uyuşmazlık konusu çalışma döneminde ... Federasyonu hukukunun uygulanması gerekçesi ile Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği, Mahkemece yabancı hukuk uygulanmasına ilişkin 21.03.2024 tarihli bilirkişi raporu alındığı ve yabancı hukuk gereğince alacakların tespit edilip davacı vekiline 01.04.2024 tarihinde tebliğ edildiği, yabancı hukuk konusunda alacakların tespitinin uzmanlık ve teknik bilgiyi gerektirdiği, dolayısıyla yabancı hukuk açısından tespit edilen davacının hakkının niteliği ve kapsamı ile varsa ihlalin miktarını öğrenebileceği en erken tarihin yabancı hukuk uygulanmasına ilişkin bilirkişi raporunun tebliği tarihi olmakla, dava tarihinin 31.12.2019 tarihi olduğu değerlendirildiğinde, davacının dava tarihi itibarıyla yabancı hukuk uygulanmak suretiyle davaya konu alacak miktarlarını tespit edebilmesinin mümkün olmadığı ancak bilirkişi raporu ile belirlendiği, buna göre dava ve ıslah tarihi itibari ile ... hukukuna göre taleplerin zamanaşımına uğramadığı, ... Federasyonu hukuku dikkate alınarak hazırlanan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 21.03.2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın yasal süresinde dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığına ilişkin savunmada bulunduğu, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi uyarınca davanın açıldığı 31.12.2019 tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı, dosya kapsamına göre davacı açısından mahkemeye başvurma süresini objektif olarak engelleyen koşulların varlığının da ispatlanamadığının anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı vekilinin istinaf başvurunun yerinde olduğu, diğer yandan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidildiğinden davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı gözetilmeksizin İlk Derece Mahkemesince davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden yerinde bulunduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Eldeki uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
2. Yargıtayın sürpriz karar yasağına aykırı olarak tarafları makul bir süre önceden bilgilendirmeden yabancı hukuk uygulanmasına ilişkin içtihat değişikliğinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu,
3. Arabulculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, uygulanması gereken hukuk, davanın süresinde açılı açılmadığı, talep konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve arabuluculuk giderine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.