2942 sayılı Kanun uyarınca kamulaştırma bedeli tespiti ve taşınmaz tescili davasında istinaf ve temyiz süreçleriyle yasal faiz ve vekalet ücreti kararı.
Özet: Davacı idarece açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazların tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararları davacı idare tarafından iki kez istinaf edilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, ilk istinafta dosyayı kaldırılarak iade etmiş, ikinci istinafta ise ilk derece mahkemesi kararını kamulaştırma bedeli, faiz hesaplamaları ve vekalet ücreti gibi konularda düzelterek yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar vermiş olup, bu düzeltilmiş karar dahi davacı idare tarafından temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/11715 E.  ,  2025/17290 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/3046 Esas, 2025/1344 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/276 Esas, 2021/174 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., ... 48 39... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal olarak alınan taşınmazın eski tarihli olduğunu, dava konusu taşınmazın resen ifraz gördüğünü, 4839 parsel olarak tescil edildiğini, dava konusu taşınmazdan geriye kalan bir alan bulunmadığını, 4840 parselin kamulaştırılması talep edilmemesine rağmen Mahkemece taşınmaz hakkında karar verildiğini, işbu davanın taşınmaz maliki tarafından da arta kalan kısmın kamulaştırılmasına ilişkin talep bulunmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki oranlamanın yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmaz ile ilgili gerekli belgelerin ve bilgilerin toplanmadan bilirkişi raporu düzenlendiğini belirterek, bedel yüksekliği nedeniyle kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak itirazları göz önünde bulundurularak davanın kabulüne, müvekkili idare her türlü harçtan muaf olması sebebiyle teminatsız olarak icranın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği, ancak dava konusu taşınmazlar için hesaplanan toplam kamulaştırma bedeli 532.700,00 TL'den acele kamulaştırma dosyasında ödenen 261.809,60 TL'nin mahsubu ile bakiye kamulaştırma bedeli 270.890,40 TL yönünden kıymet takdir raporunda belirlenen miktardan düşük olması sebebiyle ilk kararda derhal ödemeye yönelik hüküm kurulmaması, ikinci karar sonrası ödemeye ilişkin hüküm kurulup ilgili bankaya da müzekkere yazılmış olması sebebiyle bu bedele dava tarihinden itibaren dördüncü ayın bitişinden ikinci karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken mevzuata aykırı olup infazda da tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması yerinde olmadığı gibi 03.10.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında "Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır." hükmü, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2023/119 12... /3881 Karar sayılı Kararı gereği davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin yüksek olduğunu, faiz hükmünün hatalı olduğunu, davalı tarafa fazla vekâlet ücretine hükmedildiğini ve idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de bu husus davalılar vekili tarafından açıkça istinaf ve temyiz sebebi yapılmadığından idare aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (11) numaralı bendinin hükümden çıkarılması, yerine " Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden ilk karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.