Genel müdürün iş sözleşmesi feshine ilişkin ikale protokolündeki ek menfaat tutarının cezai şart mı yoksa ödenmesi gereken ikale bedeli mi olduğu üzerine temyiz davası.
Özet: Bu dava, iş sözleşmesinin ikale ile sona ermesi üzerine, eski genel müdür davacının, davalı şirketten ödenmeyen 1.584.000 TL "ikale bedeli" ile haksız yapıldığını iddia ettiği son ay ücret kesintisinin tahsili talebiyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali hakkındadır; davacı vekilinin, protokolde kararlaştırılan ancak ödenmeyen ikale bedeli ve haksız kesintinin iadesini talep etmesine karşılık, davalı vekili 1.584.000 TLnin ikale bedeli olmayıp davacının işverene dava açması halinde iade edeceği bir cezai şart olduğunu, ücret kesintisinin ise davacının talimatıyla düzenlenen veda kokteyli masrafı olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi, 1.584.000 TLnin cezai şart olduğuna hükmederek bu talebi reddederken, ücret kesintisine ilişkin talebi haklı bularak icra takibine itirazın kısmen iptaline karar vermiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/4022 E., 2025/124 K.DAVA TARİHİ : 11.04.2022İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 34. İş MahkemesiSAYISI : 2022/179 E., 2023/442 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette iş sözleşmesinin feshedildiği 02.11.2021 tarihine kadar genel müdür olarak çalıştığını, davacının "İş Sözleşmesinin Anlaşma Yolu İle Sona Ermesi ve Sonuçlarına İlişkin Protokol" başlıklı belgeyi imzaladığını, buna göre net 1.584.000,00 TL ikale bedelinin ödeneceğinin imza altına alınmasına rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkilinin son ay ücretinden ek kesintiler altında net 10.000,00 TL kesinti yapıldığını, bunun herhangi bir gerekçesi olmadığını, ikale bedelinin protokol tarihinde ödenmesi gerektiği, son ücretinin iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gerektiğinden faize hak kazandığını belirterek icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Şirket ile davacı arasındaki iş sözleşmesinin ikale ile sona erdiğini, tüm hakların eksiksiz olarak ödendiğini, 5.824.796,18 TL'nin 03.12.2021 tarihinde davacıya ödendiğini, dava konusu 1.584.000,00 TL'nin protokolün 2/c maddesinde düzenlendiğini, bu maddenin davacının yükümlülüğüne ilişkin olduğunu, bu miktarın davacının işveren aleyhine iş sözleşmesinin sona ermesinden kaynaklı dava ikame etmesi hâlinde ödenmesine ilişkin olduğunu, bir nevi cezai şart olduğunu, davacının son ay ücretinden yapılan kesintinin 9.929,49 TL olduğunu, bunun davacının işten ayrılmış olduğu tarihinden 3 gün sonra 05.11.2021 tarihinde Şirkete yeni atanan genel müdürün ofisinden ayrılması sonrasında davacının talimatıyla düzenlenen veda kokteylinde servis edilen yiyecek içecek faturasına ilişkin olduğunu, davalı Şirketin temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceğinden faiz isteminin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; protokolün 2/c maddesinin; "Personelin İşveren aleyhine iş sözleşmesinin sona ermesinden kaynaklı dava ikame etmesi halinde, Personel iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma (ikale) ile sona ermesi nedeni ile kendisine ek menfaat tutarı olarak ödenecek olan net 1.584.000,00 TL tutarı, işbu sözleşmenin imza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte İşveren'e iade etmeyi beyan, kabul ve taahhüt eder." şeklinde düzenlendiği, protokolde davacıya kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin bedeli, ihbar tazminatı, sözleşmenin rekabet maddesi bedeli, ek ödeme paketi, 2021 yılı özel ödül ödemesi yapılacağının düzenlendiği, ancak ikale bedeli veya ek menfaat adı altında ödeme yapılacağına dair bir düzenleme içermediği, cezai şart düzenlemesi içeren 2/c maddesinde, davacının işverene karşı dava ikame etmesi durumunda cezai şart olarak kendisine ödenecek ek menfaat tutarını iade edeceğinin düzenlendiği, her ne kadar protokolde "ek menfaat tutarı” şeklinde bir ifade kullanılmışsa da, protokol hükümlerinin davacı tarafından ihlali hâlinde kararlaştırılmış bir cezai şart olduğu, ikale bedeli zaten bir önceki protokol hükümlerinde ayrıca kararlaştırıldığı ve tutarının da açık olarak belirtildiği, taraflar arasındaki ikale bedelinin protokolün 2/a maddesinde kararlaştırıldığı, ikale protokolünün 2/c maddesinde düzenlenip icra ve dava konusu edilen tutarın ise ikale bedeli olmadığı, davacının protokolü ihlalinin yaptırıma bağlanmasını teminen kararlaştırılmış bir cezai şart olduğu, bu nedenle bu talebin reddine karar verildiği, ücret alacağı bakımından davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ikale protokolünün, davacıya kıdem tazminatı, yıllık izin bedeli, ihbar tazminatı, sözleşmenin rekabet maddesi bedeli, ek ödeme paketi, 2021 yılı özel ödül ödemesi yapılacağının düzenlendiği, ancak ikale bedeli veya ek menfaat adı altında ödeme yapılacağına dair bir düzenleme içermediği, ikale protokolünün 2/c maddesinde personelin iş sözleşmesinin sona ermesinden kaynaklı dava açması hâlinde iş sözleşmesinin ikale ile sona ermesi nedeni ile kendisine ek menfaat tutarı olarak ödenecek olan net 1.584.000,00 TL tutarı işbu sözleşmenin imza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte işverene iade etmeyi taahhüt ettiği, burada davacı bakımından düzenlenmiş bir şarta bağlı yükümlülük bir başka ifadeyle cezai şart öngörüldüğü, ücret kesintisi ile ilgili alacak likit olduğundan mahkemece icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken bu talebin reddinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kesinlikten reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;1. İkalede çok açık bir şekilde davacıya 1.584.000,00 TL tutarında bir ek menfaat bedeli (ikale bedeli) ödeneceğinin kararlaştırıldığını, iş sözleşmesinin feshi yönündeki iradenin işverene ait olduğunun ispatlandığını, ek menfaat almadan ikale sözleşmesi ile işten ayrılmasının mantıklı olmadığını, davalı işveren tarafından bu ikale bedelinin ödenmediğini, 2. İkale protokolünde yer almayan cezai şart olgusunun İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından adeta protokole eklendiğini, işveren lehine tek taraflı düzenlenen bir ceza koşulunun geçerli olmayacağını, ayrıca dava açma hakkının bu şekilde kısıtlanmasının da geçerli olmayacağını, bu hükmün ceza koşulu olmadığının ortada olduğunu,3. İş sözleşmesinin 7/2 ve 12/2 hükümleri gereğince iş sözleşmesinin işverence feshi hâlinde kıdem ve ihbar tazminatlarına ek olarak davacıya 6 aylık geliri tutarında fesih tazminatı ve ayrıca 1 yıllık geliri tutarında rekabet yasağı bedelinin ödenmesi gerektiğini, bu tutarında 30 aylık maaşı tutarı olduğunu, ikale sözleşmesinde ödenen tutarın rekabet yasağı ve fesih tazminatı tutarı olduğunu,4. Faiz talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu,5. Davalı tanığının ikale protokolü imzalayan temsile yetkili bir işveren personeli olduğunu, usulsüz olarak dinlenen tanığın beyanlarının yok hükmünde olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; taraflar arasındaki ikale sözleşmesinin 2/c maddesindeki düzenlemenin niteliği noktasındadır.1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Bozma sözleşmesi (ikale) yasalarımızda düzenlenmiş değildir. Sözleşme özgürlüğünün bir sonucu olarak daha önce kabul edilen bir hukuki ilişkinin, sözleşmenin taraflarınca sona erdirilmesi mümkündür. Sözleşmenin, doğal yollar dışında tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesi yönündeki işlem ikale olarak adlandırılır. 4857 sayılı İş Kanunu'nda (4857 sayılı Kanun) bu fesih türü yer almasa da, taraflardan birinin karşı tarafa ilettiği iş sözleşmesinin karşılıklı feshine dair sözleşme yapılmasını içeren bir açıklama (icap), ardından diğer tarafın da bunu kabulü ile ikale kurulmuş olur.İkalede icapta, iş ilişkisi karşı tarafın uygun irade beyanı ile anlaşmak suretiyle sona erdirmeye yönelmiştir. Bu sebeple, ikale akdetmeye yönelik icap, fesih olarak değerlendirilip feshe tahvil edilemez.Bu anlamda ikalenin şekli, yapılması, kapsam ve geçerliliği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) hükümlerine göre saptanacaktır. Buna karşılık iş sözleşmesinin ikale yoluyla sona erdirilmesi, iş hukukunu yakından ilgilendirdiği için ikalenin yorumunda iş sözleşmesinin yorumunda olduğu gibi, genel hükümlerin yanı sıra iş hukukundaki “işçi yararına yorum” ilkesi de göz önünde bulundurulacaktır.6098 sayılı Kanun'un 23... . maddeleri arasında düzenlenmiş olan irade fesadı hâllerinin, ikale yönünden titizlikle ele alınması gerekir. Bir işçinin ikale yapma konusundaki icap veya kabulde bulunmasının ardından işveren feshi hâline özgü iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak istemesi ve yasa gereği en çok bir ay içinde işe iade davası açmış olması hayatın olağan akışına uygun düşmez.İş ilişkisi taraflardan her birinin bozucu yenilik doğuran bir beyanla sona erdirmeleri mümkün olduğu hâlde, bu yola gitmeyerek karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirmelerinin nedenleri üzerinde de durmak gerekir. Her şeyden önce ikale yapma konusunda icapta bulunanın makul bir yararının olması gerekir. İş ilişkisinin ikale yoluyla sona erdirildiğine dair örnekler 1475 sayılı İş Kanunu ve öncesinde hemen hemen uygulamaya hiç yansımadığı hâlde, iş güvencesi hükümlerinin yürürlüğe girmesinin ardından özellikle 4857 sayılı Kanun sonrasında giderek yaygın bir hâl almıştırBu noktada, işveren feshinin karşılıklı anlaşma yoluyla fesih gibi gösterilmesi suretiyle iş güvencesi hükümlerinin bertaraf edilmesi şüphesi ortaya çıkmaktadır. Bu itibarla irade fesadı denetimi dışında, tarafların ikale yapma konusunda makul yararının olup olmadığının da irdelenmesi gerekir. Makul yarar ölçütü, ikale yapma konusundaki icabın işçiden gelmesi ile işverenden gelmesi ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak ele alınmalıdır.Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında imzalanan ikalenin 2/a maddesi "İşveren, Personele kıdem tazminatı tutarı olan net 156.233,51-TL, bakiye yıllık izin bedeli olan net 563.200,-TL, net 246.400,00-TL ihbar tazminatı ve net 3.432.000,00-TL tutarında sözleşmenin rekabet maddesi (md. 7.2 ve md 12.2) bedeli, ek ödeme paketi olmak üzere toplam net 528.000,00-TL ve 2021 yılı özel ödül ödemesi olarak net 885304.11 -TL'yi ödemeyi kabul eder." şeklinde; 2/c maddesi ise "Bu kabul ve beyana rağmen Personelin İşveren aleyhine iş sözleşmesinin sona ermesinden kaynaklı dava ikame etmesi halinde; Personel iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma (ikale) ile sona ermesi nedeni ile kendisine ek menfaat tutarı olarak ödenecek olan net 1.584.000,00-TL tutarı, işbu sözleşmenin imza tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte İşverene iade etmeyi beyan, kabul ve taahhüt eder." şeklinde düzenlenmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince, ikalenin 2/c maddesinin davacı bakımından düzenlenmiş şarta bağlı yükümlülülük ve cezai şart olduğu gerekçesiyle ek menfaat talebinin reddine karar verilmiş ise de sözü edilen maddede; davacıya iş sözleşmesinin ikale ile sona ermesi nedeniyle net 1.584.000,00 TL tutarın ek menfaat olarak ödeneceği, davacının iş sözleşmesinin sona ermesinden kaynaklı dava açması durumunda ise bu ödenen tutarın davacı tarafından davalı işverene iade edileceği düzenlenmiştir. İkalenin 2/a maddesinde belirtilen ek ödeme paketinin ise iş sözleşmesinin 12/2 hükmü uyarınca bir ödeme olduğu, ikale kapsamında ek menfaat ödemesi olmadığı sabittir. Hâl böyle olunca dosya kapsamında ödenmediği anlaşılan ek menfaat tutarı bakımından davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.