Yurt dışı şantiyelerinde çalışan işçinin kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıkta uygulanacak hukuk ile zamanaşımı süresi tespiti.
Özet: Yurt dışında çalışan işçinin iş akdinin haksız feshedildiği ve işçilik alacaklarının ödenmediği iddiasıyla açtığı davada, ilk derece mahkemesi yabancı hukukun uygulanmasına karar vererek zamanaşımı defini reddederken, bölge adliye mahkemesi iş akdinin fesih tarihinden sonra ilgili yabancı mevzuatta öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açılmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine hükmetmiş, davacı ise temyiz dilekçesinde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini ve zamanaşımı itirazlarının usulüne uygun olmadığını savunmuştur.
9. Hukuk Dairesi         2025/1311 E.  ,  2025/6418 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/3056 E., 2024/3540 K.
DAVA TARİHİ : 21.11.2019
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 40. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/375 E., 2024/254 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 28.02.2010-10.05.2018 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde makine formeni olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve gerekçesiz olarak feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili işveren nezdinde geçen bir çalışması bulunmadığını, yetki, zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının taleplerinin çalıştığı ülke mevzuatına göre değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 11... ay 8 gün süresince davalı işverenin yurt dışı şantiyelerinde çalıştığının anlaşıldığı, uyuşmazlıkta ... iş mevzuatının uygulanması gerektiği, davalı işveren tarafından talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığının savunulduğu, ancak davacının yabancı hukuka göre zamanaşımı süresini bilmemesi ve davalı işverence de bu hususta aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunun geçerli bir neden olarak kabul görmesi gerektiği, ... iş mevzuatı uyarınca geçerli bir neden var ise sürenin mahkeme tarafından yeniden başlatılacağının düzenlendiğinin görüldüğü, bu hâlde davalı tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'i ve itirazlarına itibar edilmediği, 09.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki delil durumuna göre somut uyuşmazlıkta ... Federasyonu hukukunun uyuşmazlıkta uygulanmasının yerinde olduğu, ancak ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesine göre bireysel iş uyuşmazlığının çözümü için mahkemeye başvurma hakkına ilişkin olarak 3 aylık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, bu sürenin 03.07.2016 tarihli kanun değişikliği ile 1 yıla çıkarıldığı, somut uyuşmazlıkta; iş sözleşmesinin kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra 10.05.2018 tarihinde sona erdiği, davanın ise 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 21.11.2019 tarihinde açıldığı dikkate alındığında davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğu, buna göre davalı vekilinin istinaf isteminin yerinde olduğu, davacı vekilinin istinaf isteminin ise yerinde bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalı tarafın cevap dilekçesinde dava konusu uyuşmazlığa 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini öne sürdüğünü, bu hususa ilişkin usuli kazanılmış haklarının korunması gerektiğini,
2. Yargıtay tarafından içtihat değişikliğine gidilmesi olağan bir durum olmakla birlikte bu değişikliğin uygulanabilmesi için Yargıtay Dergisi'nde veya başka yolla yayınından sonra açılacak davalara uygulanması gerektiğini,
3. Somut uyuşmazlığa ... hukukunda yer alan mahkemeye başvuru süresine ilişkin hükmün uygulanmasının mümkün olmadığını,
4. Uyuşmazlığın çözümünde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığına ilişkindir.
İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş, davalı işveren ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 09.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının 28.02.2010-10.05.2018 tarihleri arasında davalı işverenin ...'da bulunan şantiyelerinde çalıştığı tespiti ile hesaplama yapılmış, İlk Derece Mahkemesince anılan bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının tespit edilen çalışma dönemi için ... Federasyonu İş Kanunu uygulanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde davacının 11... ay 8 gün süresince davalı işverenin yurt dışı şantiyelerinde çalıştığı kabulünün maddi hataya dayandığı kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ise iş sözleşmesinin feshinden sonra ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde yer alan 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yurt dışı iş sözleşmelerinin açık, net ve anlaşılır bir dilde düzenlendiği, uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün açıkça cevaz verdiği şekilde sözleşmelerde hukuk seçimi yapıldığı anlaşılmakta olup, taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmelerinin bağlayıcı ve geçerli olduğu sonucuna varılması gerekmektedir.
Hukuk seçimi anlaşması yapıldığı anlaşılan 28.02.2010-31.12.20 12... .02.2016-18.05.2018 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri bakımından ... hukukunun uygulanması yerinde ise de 26.02.2013-26.04.2014, 09.07.2014-30.03.20 15... .04.2015-10.12.2015 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri bakımından varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tâbiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgelere göre yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında; 26.02.2013-26.04.2014, 09.07.2014-30.03.20 15... .04.2015-10.12.2015 tarihleri arasında ...'da çalışan davacı işçi ile işveren davalının tâbiiyeti, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer ile ücretin Türkiye'de ödendiği dikkate alındığında hukuk seçimi anlaşması bulunmayan söz konusu çalışma dönemlerinde daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacının 26.02.2013-26.04.2014, 09.07.2014-30.03.20 15... .04.2015-10.12.2015 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri bakımından uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.