Yargıtay, karşılıklı boşanma davasında bölge adliye mahkemesinin erkeği ağır kusurlu kabul ederek manevi tazminat hükmetmesini ve yoksulluk nafakası ödeme şeklini hukuka aykırı bularak bozmuştur.
Özet: Bu boşanma davasında, ilk derece mahkemesinin tarafları eşit kusurlu kabul etmesinin ardından bölge adliye mahkemesi erkeği ağır kusurlu bularak kadına manevi tazminat ve yasal dayanağı olmayan taksitli toptan yoksulluk nafakası hükmetmiş, Yargıtay ise erkeğe yüklenen kusurun dayanaktan yoksun olduğunu ve diğer kusurlu davranışlarla birlikte değerlendirildiğinde tarafların eşit kusurlu olduğunu belirterek, eşit kusurlu eş yararına tazminat hükmedilemeyeceği ve yoksulluk nafakasının ödenme şeklinin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını kusur belirlemesi, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden bozmuştur.
2. Hukuk Dairesi         2025/2287 E.  ,  2025/9046 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1944 E., 2024/3393 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/490 E., 2023/294 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur tespiti, hükmedilen yoksulluk nafakası ve manevî tazminat yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise manevî tazminat miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadın vekilinin tüm, davacı-davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda; İlk Derece Mahkemesince taraflar eşit kusurlu kabul edilerek asıl ve karşı davanın kabulüne, kadının manevi tazminat talebinin reddine, kadın yararına 15.000,00 TL toptan yoksulluk nafakasının 10 eşit taksitte irat şeklinde ödenmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi hükmünü taraf vekilleri istinaf etmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; kusurların düzeltilmesine, erkek ağır kusurlu kabul edilerek kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine, kadın lehine manevî tazminata, kadının sair, erkeğin tüm yönlere ilişkin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; erkeğe yüklenen "bağımsız konut sağlamama" kusuruna kadın tarafından dilekçeler aşamasında dayanılmadığı, haliyle bu kusurun erkeğe yüklenilemeyeceği gerektiği anlaşılmıştır. Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar birlikte değerlendirildiğinde; boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Hal böyle iken Bölge Adliye Mahkemesince tarafların eşit kusurlu oldukları gözetilmeden hatalı değerlendirme ile erkeğin ağır kusurlu olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıdaki paragrafta belirtildiği üzere taraflar eşit kusurludur. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md.174). Kadın yararına manevî tazminata hükmedilme koşulları oluşmamıştır. Hal böyle iken Bölge Adliye Mahkemesince hatalı kusur derecelendirmesi yapılarak kadın yararına manevî tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
4.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Yasal olarak yoksulluk nafakasının, toptan veya durumun gereklerine göre aylık irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.(4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md. 1 75... ) İlk Derece Mahkemesince, "Davacı kadın lehine evli kaldıkları süre tarafların kusur durumu göz önüne alınarak TMK 176 maddesi uyarınca bir defaya mahsus olmak üzere 15.000,00 TL yoksulluk nafakasının davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 eşit taksitte irat biçiminde davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde kurulan hükmün 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesine göre yasal dayanağı bulunmamaktadır. Yoksulluk nafakasının ancak bir defaya mahsus olmak üzere toptan ödeme veya aylık irat şeklinde ödenmesine karar verilebileceğinden belirtilen şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile kadın lehine hükmedilen manevî tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA,
2.Davalı-davacı kadın vekilinin tüm, davacı-davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının ... yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ... geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.