Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde, trafik kazası sonucu kalıcı iş göremezlik ve bakım ihtiyacı iddiasıyla sigorta şirketine açılan tazminat davasında kusur ve maluliyet tespitine ilişkin yargılama süreci.
Özet: Bu dava, trafik kazasında yolcu olarak ağır yaralanan ve geçici veya kalıcı iş göremezliğe uğrayarak bakıcı ihtiyacı doğan davacının, kazaya karışan ve davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan aracın sürücüsünün %100 kusurlu bulunması sebebiyle uğradığı maddi zararların tazmini talebiyle açılmış olup; davalı sigorta şirketi, davanın reddini, müterafık kusur ve hatır taşıması indirimi uygulanmasını talep ederken, mahkemece alınan trafik bilirkişisi raporuyla kusur durumu netleşmiş, ancak davacının maluliyet durumuna ilişkin farklı tıbbi raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla yargılamanın devam ettiği görülmektedir.

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 30/07/2024 tarihli dilekçesiyle; 12/07/2021 tarihinde müvekkilinin içerisinde yolcu olarak bulunduğu sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını ve bakım ihtiyacı doğduğunu, davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket teminatında olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle uğramış olduğu maddi zararın tazmini için gerekli bilgi belge ve evraklarla birlikte davalı sigortaya başvuru yaptıklarını ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava konusu kaza nedeniyle Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, izah edilen nedenlerle müvekkilinin dava konusu kazada yaralanarak geçici ve sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle şimdilik 100 TL. Bakıcı gideri ve 1000 TL. Kalıcı iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketinden alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili 29/08/2024 tarihli cevap dilekçesiyle; dava konu kazanın 12/07/2021 tarihinde meydana geldiğini, ...'ın sevk ve idaresindeki olan ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kusur durumunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden alınması gerektiğini, davacının maluliyetinin belirlenmesini, ayrıca davacının müterafık kusurunun varlığının araştırılmasını ve hatır taşıması indirimi uygulanmasını, kazaya konu soruşturma dosyasının ilgili savcılıktan temin edilmesini ve davacının davasının reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Delillerin toplanması bakımından davacının sosyal durum araştırması yapılmış, davalı sigorta şirketine, Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne, Konya İl Sağlık Müdürlüğüne, Konya Cumhuriyet Başsavcılığına Meram Tıp Fakültesi Hastanesi ve Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkereler yazılmış, gelen yazı cevapları incelenmek suretiyle dosyamız arasına konulmuştur.
Tarafların kusur durumunun tespiti amacıyla dosya Adli Trafik bilirkişisine gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 10/03/2025 tarihli raporda özetle; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlığı altındaki 84. maddesinin h bendinde belirtilen “Kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak.” kuralı ihlal ettiğinden % 100 (YÜZDE YÜZ) oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı minibüs şoförü ...'ın ise meydana gelen kazada kural ihlalinin olmadığı (kusurunun bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosya Meram Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkere yazılarak davacının maluliyet oranın tespiti amacıyla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğe uygun alternatifli rapor düzenlenmesi talep edilmiştir.
Meram Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 14/02/2025 tarihli raporda özetle; Şahsın sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) niteliğinde arızasının olmadığını, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğini, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğini ve bu sürenin 1 bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceğini, faturalandırılamayan sağlık giderlerinin 6.000 TL Olarak değerlendirilebileceğini, şahsa verilmesi gereken tedavi, bakıcı ve kaçınılmaz giderlerinin toplam 9.577,50 TL. Olarak değerlendiriği görülmüştür.
Mahkememizce alınan maluliyet raporu ile davacı tarafından daha önce Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinden alınan raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşıldığından dosya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesine gönderilmiştir.
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkere yazılarak daha önce alınan maluliyet raporları arasında sürekli maluliyet yönünden çelişkinin giderilmesi için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun alternatifli rapor düzenlenmesi talep edilmiştir.
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan 04/09/2025 tarihli raporda özetle; Meydana gelen kazada arızaların %2 oranında (tüm vücut fonksiyon kaybına sürekli iş göremezlik, kalıcı maluliyet) neden olduğunu, şahsın rapor almak için Tokat'a muayeneye hiç gitmediğini beyan ettiğini, yapılan güncel muayenede omuz hareket kısıtlılığının tespit edildiği ve bu tespite göre oranın belirlendiği anlaşılmıştır.
Davacının tazminat alacağına ilişkin hesap yapılması için dosya alanında uzman aktüer bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 22/01/2026 tarihli raporda özetle;
1)Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre(Pmf1931 göre)
a)Sağlık gideri klozu teminat Limiti(430.000,00TL) içinde kalan tutar:
*Davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 7.672,77TL
*Davacı için geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 3.577,50TL
*Davacı için tedavi gideri tazminatı olarak 6.000,00TL
Olmak üzere toplamda 17.250,27TL tazminat hesap edilmiştir.
2)Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliği göre(Trh2010 göre)
a) Sakatlık klozu teminat Limiti(430.000,00TL) içinde kalan tutar:
*Davacı için kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 333.026,57TL Olmak üzere toplamda 333.026,57TLtazminat hesap edildiğini,
b)Sağlık gideri klozu teminat Limiti(430.000,00TL) içinde kalan tutar:
*Davacı için geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 7.672,77TL
*Davacı için geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 3.577,50TL
*Davacı için tedavi gideri tazminatı olarak 6.000,00TL Olmak üzere toplamda 17.250,27TL tazminat hesap edildiğini, Genel toplam 350.276,84TL tazminat hesaplandığını raporunda belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik dönemi bakıcı gideri tazminatı istemlerinde bulunmuştur.
Bu kapsamda öncelikle zarar görenlerin davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelip gelmediğinin tespiti için hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmelidir. Maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir.
Üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir husus, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K)
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda uygulama farklılıkları bulunmaktadır.
TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
Davacılar tarafından, Mahkememizdeki bu dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk bürosu tarafından 02/05/2024 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı düzenlenmiş ise de;
2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."
6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."
Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." (Benzer mahiyette Yargıtay . HD’nin 09/09/2024 gün ve ... E. ... K. Sayılı ilamı)
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 02/05/2024 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda izah edilenler, bilirkişi raporları, adli tıp raporları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/12/2021 tarihli ... E. Ve ... karar sayılı ilamı ve Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... plakalı araç ile ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, kaza neticesi ... plakalı araçta bulunan davacının yaralandığından bahisle mahkememizde tazminat davası açıldığı, davalı tarafın ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunun alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının dava konusu trafik kazasına bağlı olarak maluliyetine ilişkin rapor aldırıldığı, davacının maddi zararının aktüer bilirkişi marifetiyle hesaplamasının yapıldığı, kazaya karışan ... plakalı sayılı aracın davalı ... Sigorta şirketine ...poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davacının maddi zararlarının tazmininde davalı ... sigorta şirketinin ZMMS poliçesi uyarınca sigortacı sıfatı ile müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, emniyet kemerinin takılı olup olmadığı "belirsiz" olarak işaretlendiğinden, davacının kemerinin takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmayıp, takılı olmadığının ispatının davalı taraf üzerinde bulunması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamış, ayrıca davacının araç sürücüsünün çocuğu olması nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılmamış, dava ve değer artırım tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmaması nedeniyle, TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın KABULÜ ile; 12/07/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 333.026,57 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatı, 3.577,50 TL bakıcı gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 336.604,07 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına ölüm ve sakatlık ile sağlık teminat klozu limiti ile sınırlı olarak), temerrüt tarihi olan 08/09/2022’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE
2-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 336.604,07 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 22.993,42 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 1.573,51 TL. harcın mahsubu ile kalan 21.419,91 TL. harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 1.573,51 TL. Peşin harç Yargılama gideri, 427,60 TL. Başvuru harcı gideri, 8.500 TL. Bilirkişi ücreti gideri, 11.826,60 TL. Maluliyet raporu gideri, ve 669,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 22.997,21 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 336.604,07 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekilleri için 53.856,65 TL. nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/03/2026
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.