Yurt dışı şantiyede çalışan demir ustasının eksik ödenen ücret, fazla mesai, tatil ücreti ve kıdem tazminatı alacakları davasında Yargıtay bozması sonrası ilk derece mahkemesince verilen karar.
Özet: Bu hukuki evrak, bir işçinin yurt dışındaki şantiyede demir ustası olarak çalışırken eksik ödenen ücret, kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla çalışma ve tatil alacakları talebiyle açtığı davayı ele almaktadır; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, ihtirazi kayıtsız imzalanmış bordrolar nedeniyle ücret alacağını reddederken, Yargıtay bu kararı bozarak, işçinin bankadan eksik ödeme yapıldığı iddiası üzerine banka kayıtları ve avans belgelerinin dikkate alınarak ödenmeyen ücret alacağının yeniden belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/4743 E.  ,  2025/6333 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara 75. İş Mahkemesi
TARİHİ : 06.03.2025
SAYISI : 2024/445 E., 2025/78 K.
DAVA TARİHİ : 12.04.2021
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenin yurt dışı şantiyelerinde demir ustası olarak çalıştığını, ücretlerin her ay eksik ödendiğini, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davacının fazla çalışma yapmasına, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen karşılığında ödeme yapılmadığını, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirketin yapımını üstlendiği ... Japoma Spor Kompleksi İnşaatı işlerinde demirci ustası olarak çalıştığını, davacının yapmış olduğu demir işleri bittiğinden iş sözleşmesinin feshedildiğini, son ücretinin 1.150,00 USD olduğunu, ücretlerin eksiksiz olarak ödendiğini, çalışma haricinde yapılan fazla çalışma var ise ücret bordrolarında yansıtılarak davacıya ödendiğini, bordroların imzalı olması nedeniyle bordroda kayıtlı fazla çalışmadan daha fazla çalışma yapıldığının yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, yıllık ücretli izinlerini kullandığını, kullanmadığı izinlerin karşılığının ise davacıya ücret olarak ödendiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararı ile; davacının 29.05.2017-10.07.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, hizmet süresinin 3 yıl 1 ay 12 gün olduğu, davacının tazminata esas ücretinin yemek ve barınma yardımı dâhil 2.255,26 USD olduğu, işverence ihbar öneline uyularak iş sözleşmesinin feshedildiği, iş sözleşmesinin haklı nedenle sonlandırıldığının işverence ispat edilemediği, bordroların tamamının ihtirazı kayıtsız imzalı olduğu, dolayısıyla bordrolarda yazılı tutarın ödendiği, davacının ihbar tazminatı ve ücret alacaklarının bulunmadığı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 04.01.2024 tarihli kararı ile; davacıya fesih bildirimi tebliğ edilmiş olup iş sözleşmesinin askıda bulunmadığı, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, ücret bordrolarının aylık normal çalışma, fazla çalışma ve tatil çalışmalarını da içerir şekilde düzenlendiği, davacı işçiye esasen aylık olarak temel ücret ödendiği ancak fazla çalışma ile tatil ücretleri de gösterilmek suretiyle tahakkuka gidildiği, başka bir anlatımla, bordrolarda yer alan toplam ödeme tutarlarının sadece temel ücreti ilgilendirdiği, bu bağlamda davacının temel ücretinin 2.000,00 USD olarak kabul edilmesinin yerinde olduğu, aynı gün istinaf incelemesine tâbi tutulan dava dosyalarında işyerinde fazla çalışma yapıldığı ve tatil günlerinde çalışıldığının tespit edildiği, hükmedilen faiz tür ve başlangıç tarihlerinde isabetsizlik bulunmadığı, yıllık ücretli izin hakkının kullanıldığı hususunda ispat yükünün davalı işverende olduğu ve davalı tarafça davacının bakiye 7 günlük yıllık ücretli izninin kullandırıldığının ya da fesihten sonra karşılığının ödendiğinin ispatlanamadığı, ücret alacağı isteğinin bordroların tamamının ihtirazı kayıtsız imzalı olması sebebiyle yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.01.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler, davacı tarafın iddiası, davalı savunması ve tanık anlatımları ile personel ücret zarfları birlikte değerlendirildiğinde; davacı işçinin ücretlerinin bankadan ödeneceğine güvenerek personel ücret zarflarını imzaladığı; ancak bankadan ödemelerin eksik yapıldığı, banka kaydı ve avans belgelerinde yazılı bulunan ödeme miktarları mahsup edilerek davacının ödenmeyen ücret alacağının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uygun değerlendirme yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının ücretinin 1.300,00 USD kabul edilmesi gerektiğini,
2. Davacının ücret alacağının bulunmadığını,
3. Davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını, bu alacaklar yönünden tek davacı tanığının beyanının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ücret alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.