Alkollü sürücünün kırmızı ışık ihlaliyle sebep olduğu trafik kazası kaynaklı maddi ve manevi tazminat talepli davanın temyiz ve bozma sonrası yargılama sürecinin incelenmesi.
Özet: Alkollü ve kırmızı ışık ihlali yapan sürücünün sebep olduğu trafik kazasında yaralanan davacı, açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, yerel mahkemenin maddi tazminat talebini feragat beyanının hatalı yorumlanmasıyla başlangıçta reddetmesi üzerine temyize gitmiş, üst mahkemenin maddi tazminat yönünden bozma kararıyla dosya geri dönmüştür; bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkeme, davacının talep ettiği maddi tazminatın ıslah edilen miktarını ve kısmen manevi tazminatı kusurlu sürücü, araç sahibi ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verince, bu kez davalılar kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/170 Esas - 2022/41 KararMahkeme kararı davacı vekili ile davalılar ... ve ... Tekstil Ticaret ve Sanayi Ltd Şti vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Av. ...ile davalı ... vekili Av. ... ... ve davalı ... AŞ vekili Av. .. .. .. geldiler, diğer davalı ... adına gelen olmadı. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 18.11.2025 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'nın sevk ve idaresindeki araç ile alkollü olarak seyir halindeyken kırmızı ışık ihlali yaptığını ve müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca çarptığını, davalı ...'nın kullanımındaki aracın malikinin davalı ... Ticaret ve Sanayi Ltd Şti olduğunu, davalı ... şirketi tarafından ise zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı ... Ticaret ve Sanayi Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 256.679,90 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı ... Ticaret ve Sanayi AŞ vekili cevap dilekçesinde; Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, zamanaşımının dolduğunu, maddi tazminat talebinin açıklanması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın davacının dikkatsizliğinden kaynaklandığını, davacının kaza nedeniyle sağlığında bir bozulma olmadığını, kusur raporu alınması gerektiğini, kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği yönünde rapor alınması gerektiğini, davacının ceza dosyasındaki yargılama sırasında maddi tazminat talebi olmadığını beyan ettiğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin poliçe limitiyle sınırlı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, manevi tazminatın teminat dışı olduğunu, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARIMahkemenin 26.04.2012 tarihli, 2011/185 Esas ve 2012/168 Karar sayılı kararı ile davacı asıl hakim huzurunda maddi tazminat isteminden vazgeçmiş olduğundan maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 06.05.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ... Tekstil Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin 26.04.2012 tarihli, 2011/185 Esas ve 2012/168 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin, 13.05.2013 tarihli, 2012/10280 Esas ve 2013/8596 Karar sayılı ilamı ile davacının şahsi haklarından vazgeçtiğine dair açık ve ayrı bir beyanı bulunmadığı halde, tedavi giderlerinden vazgeçmeye yönelik beyanının, iş göremezlik zararını da kapsayacak şekilde yorumlanıp davanın reddine gerekçe yapılmasının doğru olmadığı, bu nedenle davacının maddi tazminat istemi konusunda taraf delilleri toplanarak varılacak sonuca göre karar vermek gerekirken, yanlış değerlendirme ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş; davacı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. Mahkemenin 28.03.2019 tarihli, 2013/414 Esas ve 2019/175 Karar sayılı kararıyla; davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, 256.679,90 TL maddi tazminatın davalılardan sigorta şirketi için dava tarihinden ve poliçedeki teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere, diğer davalılardan haksız fiil tarihi olan 06.05.2009 tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 06.05.2009 tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle davalılar ... ve ... Tekstil Ticaret ve Sanayi Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Mahkemenin 28.03.2019 tarihli, 2013/414 Esas ve 2019/175 Karar sayılı kararının süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin, 06.10.2020 tarihli, 2019/4042 Esas ve 2020/5119 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13.05.2013 tarihli 2012/102 80... /8596 Karar sayılı bozma ilamı ile hükmedilen manevi tazminat yönünden bozma kararı verilmeyerek davacı ve davalı taraf yönünden kesinleştiği, bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada bozma ilamı ile kesinleşen yönler bakımından yeniden karar verilmesi ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının limit dahilinde zararı gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olduğu, zarar miktarının limiti geçmesi halinde sigortacının hükmedilen maddi tazminat miktarına ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu olduğu, mahkemece, davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi yönünden sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı tutulduğu belirtilmiş ise de sorumluluğunun ne kadar olduğunun hükümde açıkça belirtilmesi gerekmekte iken infazda tereddüte yol açacak şekilde miktar (125.000,00 TL) belirtilmeksizin karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçeleriyle bozulmasına karar veriliş; davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Yargıtay(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin, 06.10.2020 tarihli, 2019/4042 Esas ve 2020/5119 Karar sayılı bozma ilamına karşı davalılardan ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd Şti vekili tarafından kararın düzeltilmesinin istenilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin, 04.03.2021 tarihli, 2021/1715 Esas ve 2021/2317 Karar sayılı ilamı ile ıslahla talep edilen kısım için karar düzletme talebinde bulunan davalı .... Şti. vekilinin ıslah dilekçesine karşı süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekirken bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davalı ... Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti vekilinin karar düzeltme talebinin bu yönden kabulü ile Dairenin 06.10.2020 tarihli ve 2019/4042 Esas ve 2020/5119 Karar sayılı bozma ilamına 4. bent olarak yukarıda açıklanan nedenler de eklenmesi suretiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak şartıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan sigorta şirketi için dava tarihinden ve poliçedeki teminat miktarı olan 125.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere, diğer davalılardan haksız fiil tarihi olan 06.05.2009 tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle alınarak davacıya verilmesine, 11.10.2018 tarihli dilekçe ile ıslah edilen miktar yönünden zamanaşımı nedeniyle fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, mahkemenin 2011/185 Esas ve 2012/168 Karar nolu ilamında manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 06.05.2009 tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle davalılar ... ve ... Tekstil Ticaret ve Sanayi Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine hükmedilip Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 13.05.2013 tarihli 2012/10280 Esas ve 2015/8596 Karar sayılı ilamında bozma yapılmamış olması sebebiyle kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla esas ve vekalet ücreti hususunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 2011/1 85... /168 Karar nolu hükmün manevi tazminat yönünden aynen ifasına karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; karar düzeltme isteminde bulunmayan davalılar yönünden de maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, zamanaşımının dolmadığını, müvekkilinin zararını Adli Tıp Kurumunun 24.01.2017 tarihli raporunun dosyaya sunulması ile öğrendiğini, zamanaşımının bu tarihten başlaması gerektiğini, zamanaşımının kaza tarihinden başlatılmasının yerinde olmadığını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; maddi tazminatın zamanaşımı nedeniyle reddedilen kısmı yönünden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacının tedaviyi bırakması ve ilaçlarını düzenli olarak kullanmaması nedeniyle kaza ile zarar arasındaki illiyet bağının kesildiğini, davacının olay tarihinde sosyal güvencesi bulunduğundan geçici iş göremezlik isteminin reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Ticaret ve Sanayi AŞ vekili temyiz dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde 5.000,00 TL maddi tazminat talep ettiğini, hükümde talebin aşıldığını, manevi tazminat yönünden müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin bozma ilamına aykırı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin tüm (vekalet ücreti dışındaki), davacı vekili ve davalı ... Ticaret ve Sanayi AŞ vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Bilindiği üzere; bir davada mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka usuli kazanılmış hak denir. Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş, öğretide kabul görmüş bir ilkedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı ve 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihatları). Usuli kazanılmış hak müessesesi, Yargıtayın bozma ilamına mahkemece uyulduktan sonra bozma ilamının bağlayıcı etkisinin kapsamını belirlemek amacıyla Türk hukuk sistemine girmiştir. Nitekim 22.07.2020 tarihli 7251 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 177/2 maddesinin son cümlesi ile "...Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz." şeklinde düzenleme yapılmış olup bu düzenleme ile usuli kazanılmış hak müessesine yasal dayanak oluşturulmuştur. Usuli kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesi, yargı kararlarında istikrarın sağlanması, yargılamanın hızlı sonuçlandırılması ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden bir müessesedir. Yukarıda tarih ve sayıları verilen içtihadı birleştirme kararlarında bu husus “Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; Usul Kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.” şeklinde açıklanmıştır.Usuli kazanılmış hak esasen, Yargıtayın bozma ilamı sonrası karar veren mahkemenin yapacağı yargılamanın sınırlarını belirlemek amacı ile gündeme gelmiştir. Böylece, Yargıtay içtihatlarında sıklıkla tekrarlandığı üzere, bozma ilamı ile davanın, usul ve kanuna uygun bir yola sokulması amaçlanmıştır. Mahkemece artık Yargıtay tarafından gösterilen ve doğru olduğu kabul edilen usul ve esaslar dairesinde yargılama yapılması zorunlu hâle gelmiştir. Mahkemenin bozma ilamına uyması hâlinde artık Yargıtay tarafından gösterilen yolda ilerlemesi beklenir. Böylece; hem yargılamanın Yargıtayca bozma ilamıyla çizilen esaslar dâhilinde devam ettirilerek doğru, adil ve hızlı bir biçimde sonuçlanması amacına ulaşılır, hem de mahkemeler arasındaki hiyerarşi, uyum, kararlardaki istikrar ve dolayısıyla da kamu düzeni sağlanmış olur.Dosyanın incelenmesinden; mahkemenin 28.03.2019 tarihli kararı ile davacının maddi tazminat davasının kabulüne karar verildiği, kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.10.2020 tarihli kararı ile manevi tazminata ve davalı ... şirketinin poliçe limiti dahilinde zarardan sorumluluğuna ilişkin bozma kararı verildiği, anılan bozma ilamına karşı davalılardan ... Tekstil Ticaret ve Sanayi AŞ vekili tarafından kararın düzeltilmesinin istenilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairenin 04.03.2021 tarihli ilamı ile davalı ... Ticaret ve Sanayi AŞ vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile anılan davalının ıslah dilekçesine karşı ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle de bozma kararı verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda maddi tazminatın ıslah edilen kısmının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği görülmektedir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.10.2020 tarihli kararı ile davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazları reddedilerek yalnızca manevi tazminata ve davalı ... şirketinin poliçe limiti dahilinde zarardan sorumluluğuna ilişkin bozma kararı verildiği, bozma ilamına karşı da yalnızca davalılardan ... Tekstil Ticaret ve Sanayi AŞ vekilinin karar düzeltme yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır. Bu hali ile davalılar ... ve sigorta şirketi yönünden mahkemenin 28.03.2019 tarihli kararı ile hükmedilen maddi tazminat miktarı bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olup bu husus davacı lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmektedir. Şu durumda mahkemece; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.10.2020 tarihli kararı ile davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddedilmiş olması, anılan bozma ilamına karşı yalnızca davalılardan ... Tekstil Ticaret ve Sanayi AŞ tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuş olması ve mahkemenin 28.03.2019 tarihli kararı ile hükmedilen maddi tazminat miktarının davalılardan ... ve sigorta şirketi yönünden kesinleşmiş olması hususları dikkate alındığında davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde davalı ... ve sigorta şirketi yönünden maddi tazminatın ıslah edilen kısmının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 3. Davalılardan ... Tekstil Ticaret ve Sanayi AŞ vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 6100 sayılı Kanun'un "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesi "(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.(2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." şeklindedir.Davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinden, 5.000,00 TL maddi tazminatın ise davalılar ... Tekstil Ticaret ve Sanayi AŞ ve ...'dan tahsilini talep etmiş olup mahkemece davalılardan ... Tekstil Ticaret ve Sanayi AŞ yönünden ıslah edilen kısım zamanaşımı nedeniyle reddedildikten sonra 10.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Bu hali ile davalılardan ... Tekstil Ticaret ve Sanayi AŞ yönünden talep aşılarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece; davalılardan ... Tekstil Ticaret ve Sanayi AŞ yönünden dava dilekçesindeki talebin, maddi tazminat yönünden 5.000,00 TL olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken davacının talebini aşacak şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir. 4. Bozma nedenine göre davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm (vekalet ücreti dışındaki), davacı vekili ve davalılardan ... Tekstil Ticaret ve Sanayi AŞ vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan ... Tekstil Ticaret ve Sanayi AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,3. Yukarıda (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... AŞ'ye verilmesine,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,Peşin alınan harcın istek halinde davacı ve davalı ... Ticaret ve Sanayi AŞ'ye iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.