Cinsel saldırı suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin bölge adliye mahkemesince duruşmasız yapılan istinaf incelemesinin hukuka aykırı bulunarak bozulması.
Özet: Sanık hakkında ilk derece mahkemesince sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinde, suçun vasfına, işleniş şekline ve delil takdirine yönelik değerlendirmelerin Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili maddeleri uyarınca duruşmalı yapılması gerektiği halde, bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden inceleme yapılarak istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi, hukuka kesin aykırılık teşkil ettiğinden, istinaf kararı tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle bozulmuştur.
9. Ceza Dairesi         2021/28715 E.  ,  2026/467 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/647 E., 2019/1092 K.
SUÇ: Cinsel saldırı
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmün niteliği itibariyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli ve 2024/9-567 Esas, 2025/62 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan kurulan mahkumiyet hükmüyle ilgili istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut deliller ve suçun vasfına yönelik yapılan değerlendirmenin suçun işleniş şekli ile sübutuna ve delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303 maddesi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi suretiyle hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-h bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.