Vekilin ödeme süresini kaçırmasıyla marka tescil hakkını kaybeden şirketin, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası.
Özet: Metal sanayi alanında distribütörlük yapan bir şirket, kendi markasını tescil ettirme girişiminde, işlemleri takip eden vekili olan firmanın tescil belge harcını yatırma süresini kaçırması ve müvekkilini bilgilendirmemesi gibi ağır bir ihmal sonucu, markasını bir daha kendi faaliyet alanında tescil ettirme hakkını kalıcı olarak kaybettiğini, bu durumun ticari itibarına zarar verdiğini ve maddi kayıplara yol açtığını ileri sürerek, vekilin özen borcunu ihlal eden ve haksız fiil teşkil eden bu eylemleri nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/277 KARAR NO : 2026/284 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 09.08.2017KARAR TARİHİ : 17.03.2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket 20.09.2004 tarihinde aynı nam ve unvan ile her nevi metal sanayi makinaları ve bunların yedek parçalarının ithalat, ihracat ve imalatı amacı ile kurulduğu, kurulduğu günden bu yana da kendi alanında dünyanın en büyükleri olan yaklaşık yirmi makine ve metal sanayi firmalarının Türkiye Distribütörlüğünü ve satışını yaptığı, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında fuarları takip eden müvekkilin ticaret sahası sadece ülke içi değil, aynı zamanda da ülke dışı olduğu, ticari hayatına bu isim ile devam ederken faaliyet alanlarında kendi markasını yaratmak isteği ve arzusu İle uzun zamandır kullandığı, kurucu ve ortaklarının da soyadını taşıyan ------ ismini kendi adlarına tescilletmek için 29.07.2009 tarihinde 35. Emtia sınıfında marka tescil başvurusu yapmışlar ve 20.07.2010 tarihinden itibaren tescil ettirdiği, sonrasında sınıftan ise itirazda bulunanlar adına tescil yapılması hükme bağladığı, fakat ne yazık ki tescil talebi kabul edilen müvekkilin tescil belge harcını yatırması için kendisine tanınan iki aylık süre, müvekkil şirketin vekili sıfatı ile işlemlerinin takibini yapan davalı----- tarafından atlanmış ve davacı haber verilmeyerek başvurunun işlemden kaldırılmasına neden olduğu, bunun üzerine davalı şirket bu hatalarını telafi etmek için masraflarını kendileri karşılamak suretiyle, 29.09.2014 tarihinde aynı marka ve logonun tescili için tekrar başvuruda bulunmuşsa da ---- adıyla yapılmış ----- başvuru numaralı 04.07.2014 tarihli tescil başvurusu ile karşılaşıldığı, bu başvuruya 13.01.2015 tarihinde itiraz edilmiş ise de, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itiraz reddedildiği, bunun üzerine bahse konu tescilin hükümsüzlüğü için ---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ----- Sayılı dosyası ile dava açılmış ancak davanın reddine karar verildiği, davalı şirketin Borçlar Kanunu'nun 556. Maddesinde düzenlenen "vekilin özen gösterme borcu” hükmü ve 49. Maddede düzenlenen “haksız fiillerden doğan sorumluluk” hükmü hilafına davranışları müvekkilimin kendi faaliyet alanında kendi markasının tescilini bir daha asla alamayacak olmasına neden olduğu, borçlar Kanunu 49. Maddede düzenlenen haksız fiil sorumluluğu, “kusurlu bir fiilte / başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” hükmü ile açıklanmış olup, davalı şirketin “ işin yapımında özensizliği kusurlu fiilin savsama ile yapılması sonucunu doğurduğu, davalı şirketin İtirazlar Birimi Sorumlusu ünvanlı yetkilisi ----, 25.12.201516:24 tarihli müvekkil şirket kurucusu --- gönderdiği mailde, ----- kod numarası ile işlem gören ---- şekil markanız kabul ücreti tarihinde yatırılmadığı için müddet (işlemden kaldırılmıştır) o tarihte şirketimizde bir hırsızlık vakası olduğundan ve bilgisayarları çalındığından dolayı bu dosya ile ilgili bilgi maili gönderilip gönderilmediği bilinememektedir.” dendiği, durumu ikrar ettiği, o tarihte gerçekten bir hırsızlık vakası yaşanıp yaşanmadığının, eğer yaşandı ise şirket bilgisayarlarının çalınıp çalınmadığının, ve ayrıca tüm şirket bilgisayarlarının bağlı bulunduğu ve şirket yazışma ve evraklarını arşivleyen server'ın çalınıp çalınmadığının bilahare araştırılması gerektiği, davalı şirketin işin ifasında kusur göstermesinin davacıya faturası çok ağır olduğu, açıklanan nedenlerle vaktinde bilgilendirilmesi halinde 500,00-TL belge harcını yatırarak adına tescili alabilecek olan müvekkilim, 17.668,21-TL harcamasına rağmen tescil hakkını kaybettiği, davalı şirketin kusurlu ve ihmalkar eylemlerinin davacının içine soktuğu durumun vahameti ortada olduğu, ticari hayatları boyunca bir daha geri dönüşünün olmayacak olması, yani bundan sonra adlarını kendi faaliyet alanlarında bir daha asla tescil ettiremeyecek olmalarının tam olarak telafisi artık mümkün olmadığı, ancak bilinmektedir ki manevi tazminatın amacı da olaydan duyulan üzüntünün karşılığı takdir edilen para miktarı olduğu, açıklanan nedenlerle tüm deliller ışığında davalının, kusurlu davranışları sebebiyle müvekkilimin hak kaybına uğradığı 17.668,21 TL maddi, ticari itibarını zedelemesi sebebiyle de 50.000,00-TL manevi tazminatın davalı şirketten alınarak davacıya verilmesini, avukatlık vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- 2006 yılında kurulmuş bir şirket olduğu, kuruluşundan bu yana Türkiyenin bir çok önemli firması ile çalışmış, marka tescili, patent, faydalı model, tasarım işlerini yürütmüş ve 11 senelik faaliyet süreci boyunca da adını marka tescil sektöründe hatırı sayılır bir yere getirdiği, davalı şirket, kendilerine danışan davalının tescilini istedikleri marka bilgilerini alır, araştırır bahse konu markanın tescil açısından müsaitlik durumunu irdeler ve mümkün ise davalıya bildirilip, marka tescil işlemlerine başladığı, bu açıklamanın ardından; davacı şirketin tescil etmek istediği----- kod numarası ile işlem gören ----- markasıyla ilgili olarak 35. emtia sınıfında faaliyet göstermek üzere marka tescil başvurusunda bulunmuş olup; davalı şirketçe ilgili işlemlerin tamamlanmasına müteakip işbu marka 20.07.2010 tarihinde tescil edildiği, hırsızlık suçunun işlenmesi nedeniyle zarar göre davalıl; bu kez de mezkûr olaydan dolayı görevini ihmal ettiği gerekçesiyle itham edildiği, bu durum davalı açısından haksızlığa yol açtığı, yaşanan olumsuzluk neticesinde 2. Kez aynı markanın tescili için başvuruda bulunulmuş, markanın tescil edilmemesi hususuna yapılan itirazlar neticesinde gelişme kaydedilemediğinden son itiraz mercii olarak 2 ay içerisinde dava yoluna başvurulması gerekliliği ------ 05.11.2015 tarihli mail ile açıkça bildirilmiş olup; işbu maile cevaben ilgili davanın davacı şirketin anlaşmalı olduğu hukuk bürosunca açılacağı cevabı alındığı, devamla ---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan ---- esas sayılı dosya ile süreç devam ettiği, davalı şirket, bk md 49: haksız fiil dolayısıyla sorumlu tutulamayacağı, tüzel kişilerin manevi tazminat talep edemeyeceği, talep edilen manevi tazminat miktarı fahiş olup; maddi tazminat miktarının dayanağını oluşturan ekler tarafımıza tebliğ edilmediği, davanın davalı şirketin mesleki sorumluluk sigortacısına ihbar edilmesi gerektiği, öncelikle huzurdaki davada görevsiz olduğundan görevsizlik kararının verilmesini, aynı zamanda talep konusu zamanaşımına uğradığından, davanın reddine, mahkemeniz işbu taleplerimizin aksi kanaatinde ise; davanın esastan reddine, davanın ----- şirketine ihbar edilmesine ve yargılama ve vekâlet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, marka vekilinin vekalet görevinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizin 16.11.2021 tarih, /---- esas, ----- karar sayılı kararı, --- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin 04.03.2026 tarih, -/--- esas,-----karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. İstinaf ilamının sonuç bölümünde;"Somut uyuşmazlıkta da davacı vekilince, davalının müvekkili şirketin marka vekilliğini yaptığı dönemde, vekillin özen gösterme borcuna aykırı olacak şekilde marka başvurusu hakkında gerekli bilgilendirmeyi yapmadığını ileri sürülerek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulduğuna göre, davalı marka vekilinin davacı ile aralarındaki sözleşmeden dolayı sorumluluğunun doğup doğmadığının tespiti, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan konu anılan kanun, khk ve yönetmelik hükümlerinin uygulanmasını gerektireceğinden, somut uyuşmazlıkta görevli mahkeme ihtisas mahkemesi olan Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'dir. Bu kapsamda -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nce esas yönünden inceleme yapılarak hüküm tesis edilmesi isabetsiz olup usul ve yasaya aykırıdır.Açıklanan sebeplerle; mahkemenin görevli olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.3 ve 355. maddeleri uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına, esasa ilişkin istinaf sebeplerinin kararın kaldırılması sebebine göre bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir."Açıklamasına yer verilmiş olup tüm dosya kapsamı ve istinaf ilamı birlikte değerlendirildiğinde mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, yetkili ve görevli mahkemenin ------ Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine,2-Yargılama giderleri ile harçların görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,3-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 haftalık süre içinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği taktirde davanın açılmamış sayılmasına,Dair, tarafların yokluklarında, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.