11. Ceza Dairesi İçtihadı: Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının onanması ve resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verilmesi.
Özet: Yüksek mahkeme, yerel mahkemenin sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan toplanan delillerin yüklenen suçu sabit görmemesi ve mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine uygun olarak verdiği beraat kararını oy birliğiyle onarken; resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise, sanığın sorgusunun yapıldığı tarihten temyiz incelemesine kadar geçen sürede kanunda öngörülen olağan dava zamanaşımının gerçekleştiğini tespit ederek bu suçtan verilen beraat hükmünü bozmuş ve yeniden yargılama gerektirmeyen bu durumda ilgili yasal yetkiye dayanarak kamu davasının düşmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/196 E., 2016/122 K.SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan inceleme sonucunda;Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçların sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,B. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan inceleme sonucunda;Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 26.01.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.