Geçici işçilikten kadrolu işçiliğe geçen Devlet Su İşleri çalışanının kıdem hesabı, toplu iş sözleşmesinden doğan ücret farkı alacakları davasının bozma sonrası yargılaması ve arabuluculuk şartı değerlendirmesi.
Özet: Davacı işçinin, geçici mevsimlik işçilik sürelerinin kadrolu statüye geçişinde kıdem hesabına katılmaması sonucu doğan çeşitli alacak farkları talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı, hesaplamaya esas pozisyon ve derecenin belirtilmemesi ile arabuluculuk şartının eksikliği ve toplu iş sözleşmesindeki ücret artışı ile yuvarlama kurallarının dikkate alınmaması gerekçeleriyle Yargıtay tarafından iki kez bozulmuş; bozmalara uyularak yapılan yargılamada davanın tekrar kısmen kabul edilmesi üzerine dosya, davalı vekilinin temyiziyle üçüncü kez Yargıtay incelemesine sunulmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2024/483 E., 2025/67 K.DAVA TARİHİ : 20.01.2021İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Devlet Su İşleri Müdürlüğünde geçici işçi olarak işe başladığı tarihten itibaren Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri (...) Sendikasına üye olduğunu, daha sonra aynı Müdürlükte kadrolu işçi statüsüne geçildiğini, ancak kadrolu işçi statüsüne alındığında geçici mevsimlik işçilikte geçen çalışmalarının kıdem hesabında dikkate alınmadığını, yeni işe başlamış gibi başlatıldığını ve kadrolu işçi statüsünden önceki çalışmalarının kıdemlerinin dikkate alınmadığını, müvekkilinin daimi kadrolu işçi statüsünde tüm hak ve alacaklarıyla beraber geçirilmeden sonra da gerçek pozisyon ve derecesine göre haklardan yaralandırılmadığını veya eksik yararlandırıldığını, benzer statü ve durumdaki Türkiye Yol, Yapı, İnşaat İşçileri Sendikasına üye ve il özel idarelerinde çalışan işçilere bu haklarının verildiği emsal kararları ekte sunduklarını açıklayarak ve iddia ederek ağır vasıta tazminatı, ücret farkı alacağı, yasal ilave tediye farkı, akdi ilave tediye farkı, iş güçlüğü tazminatı farkı, yıpranma primi farkı ve hizmet teşvik primi farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafa sendikalı işçi olması nedeniyle gerek geçici/mevsimlik işçi olarak çalıştığı gerekse kadrolu işçi olarak çalıştığı dönemlere ait toplu iş sözleşmesinden doğan tüm özlük ve sosyal haklarının zamanında ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli kararıyla; 25.11.2021 havale tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 14.02.2023 tarihli kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 11.09.2023 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kararda davacının hesaplamaya esas alınan pozisyon, kademe ve derecesinin belirtilmediği, bu nedenle kararın gerekçesinin yeterli olmadığı belirtilerek bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; ... Sendikasının taraf olduğu toplu iş sözleşmelerinde derece-kademe uygulamasının bulunmadığı, kademelere göre değişen bir ücret listesinin bulunmadığı, bunun yerine şartları bulunduğu takdirde işçilere her yıl toplu iş sözleşmesinde belirlenen terfi karşılığı ücret artışının düzenlendiği belirtilerek Mahkemenin 30.11.2021 tarihli kararındaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 12.09.2024 tarihli kararı ile; arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra ihtilaf konusu olan ve son tutanak tarihi ile hesaplamaya esas alınan dava tarihi arasında kalan talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında, bu dönem yönünden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca 16. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 82... . maddeleri gözetilerek davacının ücretinin, birinci yıl ikinci altı ay zammının %5 olduğu ve 01.03.2015-29.02.2016 dönemi için bir defaya mahsus kademe zammının 82. maddedeki şekilde uygulanacağı değerlendirilerek ve yapılacak tüm hesaplamalarda toplu iş sözleşmelerinin ücret artışı vb. maddelerinde yer alan yarım kuruşu aşan kesirlerin tama iblağı ve yarımdan az olanların ise dikkate alınmayacağına yönelik düzenlemeler de göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılamada, aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Toplu iş sözleşmesinin kademe ve derece terfilerine ilişkin hükümleri daimi işçiler için öngörülmüş olup geçici/mevsimlik iş sözleşmeleri ile çalıştırılan işçilerin bu hükümlerin kapsamı dışında bırakıldığını, 2. Davacının ücret ve diğer alacaklarının tarafına ödendiğini,3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen alacakların hakkaniyete aykırı bir şekilde hesaplandığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını,4. Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması karşısında ıslah talebinin kabul edilmesinin yerinde olmadığını,5. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının kıdeminin tespitine ilişkin herhangi bir tespit yapılmaksızın yalnızca işçi alacağı yönünden hüküm kurulduğunu, zamanaşımı süresi olan 5 yıllık sürenin geçtiğini, 6. Bilirkişi raporundaki yevmiye farkının, toplu iş sözleşmesinin geç bağıtlanmasından kaynaklandığı ve geriye dönük ödemelerin davacı işçiye müvekkili İdare tarafından yapıldığının tespit edildiğini, fark ödemelerinin yapıldığına dair bordrolar dilekçe ekinde dosyasına sunulmuşsa da bordrolar dikkate alınmadan karar verildiğini,7. Yargılama giderlerinin ve arabuluculuk giderinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartı, davaya konu alacakların hesaplanmasına esas ücretin belirlenmesi, arabuluculuk ücreti ile yargılama giderlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.