Düzcedeki taşınmazın orman vasfıyla hazine adına tescili istemli tapu iptali davasında, bozma sonrası usul ve yasaya uygun verilen kararın davalı temyizi üzerine Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Hazinenin Düzcedeki bir taşınmazın orman vasfıyla tescili istemiyle açtığı tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesinin önceki bir bozma ilamına uyarak taşınmazın tamamının orman olduğu gerekçesiyle tapu kaydını iptal ederek Hazine adına tesciline hükmetmesi üzerine, davalıların kararı temyizi sonucunda Yargıtay, ilk derece mahkemesinin mevcut deliller ışığında usul ve yasaya uygun olarak verdiği ve kazanılmış hak durumunu da gözeten kararını onamış, böylece söz konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescili kesinleşmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/3406 E.  ,  2026/68 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/585 E., 2024/17 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine dava dilekçesinde; Düzce ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 07... parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olmasına rağmen orman sınırları dışında bırakıldığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2018 tarihli ve 2017/303 Esas, 2018/218 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... ili ... ilçesi ... köyü 1 07... parsel sayılı taşınmazın kadastro bilirkişisinin 09.03.2018 havale tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 11.282, 31... ' lik kısmının tapu kaydının iptali ile ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla davacı adına tapuya tesciline, krokide (B) harfi ile gösterilen 15.964, 53... ' lik kısım için açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2018 tarihli önceki kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli ve 2020/925 Esas, 2020/896 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli kararının davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.03.2023 tarihli ve 2021/5481 Esas, 2023/1752 Karar sayılı ilamıyla kararıyla "hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1944 tarihli hava fotoğrafında yer alan koyulukların orman örtüsü olup olmadığına dair denetlemeye elverişli bir açıklama yapılmadığı gibi, 1960 tarihli memleket haritasında dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan rumuzlar da açıklanmadığı" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... taşımazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu ..." gerekçesiyle davanın kabulüne ve ... ili ... ilçesi ... köyü 1 07... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile her türlü şerh, takyidat ve hacizden ari olarak orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar temyiz dilekçelerinde; taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalıların temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.