9. Ceza Dairesinin kasten yaralama, mala zarar verme ve tehdit suçlarında temyiz incelemesi sonucu bir sanık hakkında kesinlik ve onama, diğer sanık için adli sicil okunmaması nedeniyle bozma kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin iki ayrı sanık hakkında kasten yaralama, mala zarar verme ve tehdit suçlarından verdiği mahkumiyet kararlarını incelemiştir; ilk sanığın kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarına dair temyiz başvurusu parasal limitler nedeniyle kesinlikten reddedilirken, tehdit suçundan kurulan hüküm toplanan delillere uygun bulunarak onanmıştır; ikinci sanıkla ilgili hüküm ise, adli sicil kaydının sanığa usulüne uygun olarak okunmaması gibi önemli bir usul hatası nedeniyle, diğer yönleri incelenmeksizin bozulmuştur.

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kasten yaralama, Mala zarar verme, TehditHüküm : 1- Sanık ... hakkında; TCK'nın 151/1, 53/1, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet 2- Sanık ... hakkında; TCK'nın 86/2, 52 (100 TL apc), 151/1, 52 (100 TL apc), 106/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyetDosya incelenerek gereği düşünüldü:1- Sanık ... hakkındaki hükme ilişkin temyiz incelemesinde;a) Kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükme ilişkin olarak; 1412 sayılı CMUK'nın 305/2. maddesindeki temyiz sınırı ve her bir suç için hükmolunan para cezalarının miktarı karşısında kararın kesin olması nedeniyle sanık müdafiinin temyiz isteğinin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,b) Tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin incelemede;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,2- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince;Adli sicil kaydının sanığa okunmaması suretiyle CMK'nın 209/1. maddesine muhalefet edilmesi,Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün öncelikle bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.