Kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak terkin davasında, bilirkişi raporu, faiz oranı ile vekalet ücreti konularındaki uyuşmazlıkların istinaf ve temyiz incelemesi sonucu çözümlenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasına ilişkin çok aşamalı bir yargılama sürecini özetlemektedir. İlk derece mahkemesinin usulden reddettiği dava, bölge adliye mahkemesinin (BAM) bozması üzerine yeniden görülmüş ve kabul edilmiştir. Tarafların ikinci kez istinaf başvurusu üzerine BAM, ilk derece mahkemesi kararını kısmen kaldırarak esas hakkında düzeltilmiş bir karar tesis etmiş, taşınmazın arsa olarak kabulü ve yapı değerlerinde isabetsizlik görmemiştir. Ancak BAM, davanın 01.08.2023 sonrası açılması nedeniyle faizin dava tarihinden başlatılarak karar tarihine kadar işletilmesi doğru olmakla birlikte, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz yerine yasal faize hükmedilmesini hatalı bularak bu noktada ilk derece kararını düzelterek yeniden hüküm kurmuştur. Karar, faiz oranı konusundaki bu düzeltme başta olmak üzere her iki tarafça temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/13246 E.  ,  2025/17230 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/5126 Esas, 2025/2302 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/387 Esas, 2024/778 Karar
Taraflar arasında 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. Mahallesi 1 05... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarece tespit edilen kamulaştırma bedelinin oldukça düşük olduğunu, dava konusu taşınmazda mülkiyet kamulaştırması yapıldığını, taşınmazın bulunduğu bölgedeki gerçek arazi fiyatlarının yüksek olduğunu, cevap dilekçesinde belirtilen hususlar göz önüne alınarak değerinin tespitini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı ... adına yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile her türlü takyidattan ari olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 999 uyarınca yol olarak davacı ... adına tapudan terkinine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu hukuka, hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun olmadığını, bilirkişi raporunun objektif, bilimsel verilere dayalı, kamulaştırma tarihindeki şartları dikkate alan, gerekçeli ve kurumun yapmış olduğu tarafsız Kıymet taktir tespitlerini de dikkate alıp değerlendirerek oluşturulması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz edilmiş olmasına rağmen mahkemece ek rapor alınması hususu değerlendirilmeden karar verildiğini ileri sürmüştür.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın keşifte yapılan gözlem, toplanan deliller ve alınan beyanlar doğrultusunda taşınmazın arsa olarak kabulüyle taşınmaz üzerinde bulunan yapı değerlerinin tespitinde bir isabetsizlik görülmediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.20 19... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin doğru olduğu, ancak davanın 01.08.2023 tarihinden sonra açılması nedeniyle faizin dava tarihinden başlatılarak karar tarihine kadar işletilmesi doğru olmakla birlikte kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz yerine yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak faize ilişkin yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz işletilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.