696 KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen davacının, toplu iş sözleşmesi kapsamındaki eksik ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının hatalı hesaplanması nedeniyle davanın yeniden incelenmesi gerektiği kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçen davacının, 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin ücret zammı dışındaki diğer hükümlerinden yararlanabileceğini, ancak ücret zammından faydalanamayacağını, bu nedenle 31.10.2020 itibarıyla hak edilen ücretin korunarak 01.11.2020-31.12.2020 dönemi eksik ödemelerinin ve diğer alacakların yeniden hesaplanması gerektiğini, ayrıca bilirkişi raporundaki 2022 yılı ücret tespitinin ve ıslah dilekçesini aşan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek bölge adliye ve ilk derece mahkemelerinin kararlarını bozmuştur.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/516 E., 2025/87 K.DAVA TARİHİ : 08.02.2022İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini; ayrıca müvekkilinin ... Sendikası ile davalı işverenin üyesi olduğu ... ve ... ... Sendikası (TÜHİS) arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi kapsamında bulunduğunu, buna rağmen toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmayarak ücretinin eksik belirlendiğini ve haklarının eksik ödendiğini veya hiç ödenmediğini ileri sürerek arabuluculuk başvuru tarihi olan 14.01.2022 tarihine kadar ödenmeyen ücret alacağı ile 31.12.2021 tarihine kadar ödenmeyen ikramiye ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştirII. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, kadroya geçiş sonrası ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, ücretin düşürülmediğini, hukuka aykırı uygulamanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplamanın yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 08.11.2023 tarihli kararı ile; 01.01.2019-31.10.2020 tarihleri arası bireysel iş sözleşmesi ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ve Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümleri uygulanarak tespit yapıldığı, davacının 31.10.2020 tarihinde almış olduğu ücret 31.12.2020 tarihine kadar herhangi bir değişiklik olmadan devam edeceğinden, 01.07.2020-31.12.2020 tarihleri arasında aynı ücret dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, 01.01.2021 tarihi ve sonrası bakımından; davacının sendikaya üye olduğu, arabuluculuk görüşmeleri bahse konu toplu iş sözleşmesi imza tarihinden sonra gerçekleştiği gibi davanın toplu iş sözleşmesi imza tarihinden sonra açıldığı, dava dilekçesi incelendiğinde bu toplu iş sözleşmesinin ücret, ilave tediye ve ikramiyeye ilişkin düzenlemelerinden yararlandırılmaya yönelik taleplerin bulunduğu, buna göre Mahkemece alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların bu dönem bakımından bordrolara göre usul ve yöntemince belirlendiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 08.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin ücret zammı dışındaki diğer hükümlerinden yararlanabileceği; ancak toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücrete ilişkin zam oranından yararlanamayacağı, bu durumda, davacının ücretinin tespitinde 31.10.2020 tarihi itibarıyla hak edilen ücret aynen korunarak varsa 01.11.2020- 31.12.2020 tarihleri arasındaki eksik ödenen ücretin ve hüküm altına alınan diğer alacakların yeniden hesaplanması gerektiği, diğer taraftan bilirkişi raporundaki 2022 yılı ücret tespitinin hatalı olduğu ayrıca davacı vekilince ıslah dilekçesinde 31.12.2021 tarihine kadar olan fark alacaklar ıslah edilmesine rağmen fark ücret alacağının 14.01.2022 tarihine kadar hüküm altına alınmış olmasının talebi aşar nitelikte olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, aldırılan bilirkişi raporuna göre ve ıslah dilekçesi ile de bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. ... Sendikası ile Sağlık Bakanlığının üyesi olduğu TÜHİS arasında 08.09.2021 tarihinde imzalanan ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden davacının yararlanamayacağını, arabuluculuk başvuru tarihinin toplu iş sözleşmesi ödeme tarihinden önce olup, davacının arabulucuya başvurma tarihinde henüz imzalanan toplu iş sözleşmesi bulunmadığını,2. 2021 yılı bakımından arabuluculuk dava şartı oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,3. 2021-2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 33. maddesine göre işçi ücretlerinin 01.01.2021 tarihinden itibaren 153,07 TL’ye yükseltildiğini, 4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda geçmişe dönük ödemelerin dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını,5. Davacı işçinin ücretinin toplu iş sözleşmesi ve sair mevzuata uygun şekilde tespit edilip ödendiğini, fark ücret alacağının doğmadığını,6. Hükmedilen faiz oranları ile faiz başlangıcına da itiraz ettiklerini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; 696 sayılı KHK ile kadroya geçirilen davacı işçinin ücretinin tespiti ile buna göre dava konusu fark alacakların hesaplanması ve hesap yöntemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.