Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca irtifak hakkı bedel tespiti ve tescili davasında tarafların değer ihtilafına yönelik istinaf ve temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı idare tarafından açılan, belirli bir taşınmaz üzerindeki irtifak hakkının kamulaştırma bedelinin tespiti ve bu hakkın idare adına tescili talebine ilişkin olup; ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesi üzerine, davacı idare belirlenen bedelin fahiş olduğunu, davalı ise düşük olduğunu iddia ederek kararı istinaf etmiş, bölge adliye mahkemesi davalı lehine kısmi kabulle ilk derece kararını düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmuş olup, temyiz incelemesi aşamasında tarafların kamulaştırılan irtifak hakkının değeri, taşınmazın vasfı ve bilirkişi raporunun değerlendirilmesi konularındaki itirazları incelenmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/10259 E.  ,  2025/17180 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/4025 Esas, 2025/760 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1257 Esas, 2023/499 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesine,
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 14... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile ilgili teşekkülleri bünyesinde oluşturulan kıymet takdir komisyonu’nun belirlediği ve davalıya teklif ettiği irtifak hakkı kamulaştırma bedeli yeterli olup, bu bedelin arttırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığını, tespit edilen bedelin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporu yeterli bilimsel araştırma yapılmaksızın düzenlendiğini, taşınmaz üzerinde tesis edilen Enerji Nakil Hattının, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’ne uygun olarak tesis edildiğini, taşınmazın olduğu gibi kullanılmasını engellemeyecek konumda ve yükseklikte olduğunu, tarım yapılmasını engellememekte olacağını, bu sebeple taşınmazda değer düşüklüğüne yol açmayacağını, metrekare fiyatı ve ürün bedellerinin fahiş hesaplandığını masrafların düşük gösterildiğini, kapitalizasyon faizi oranının da hukuken kabulünün mümkün olmadığını, taşınmazın değerini etkileyen objektif değerlerin kapitalizasyon faiz oranı hesabında da yer aldığını, arazi niteliğindeki taşınmazın değerinin, kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre belirlenmesi gerektiği hususunun dikkate alınmadığını, belirlenen değer düşüklüğünün kabul edilemeyeceğini, hükme esas alınan raporda tespit edilen bedel ile teşekkülleri bünyesinde oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından tespit edilen ve davalıya teklif edilen bedel arasındaki farkın gerekçeli olarak açıklanmadığını, taşınmazda başka irtifak kamulaştırmaları nedeni ile oluşabilecek değer düşüklüklerinin de araştırmasının yapılmadığını, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde bedel yönünden kaldırılmasını ve davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, taşınmazı bugün ve ileriye dönük çok ciddi etkileyecek enerji nakil hatları nedeniyle parselin kullanılamaz hale geldiğini, %50 ve üzeri değer kaybı kabul edilmesi gerektiğini, nitelikleri itibariyle çok daha yüksek bedel belirlenmesi gerektiğini, bir kısım parsellerin arsa kabul edilerek üzerinde ağaç fındık vb. bedeli de eklenmek suretiyle değerinin hesaplanması yerine arazi kabulüyle değer biçilmesinin yerinde olmadığını, bir an için tarla vasfı sayılsa dahi kapitalizasyon faizinin yüksek alınması, verimlerin ürün fiyatlarının düşük alınması, objektif değer artışının eksik alınması gibi aleyhe değerlendirmeler yapıldığını, vasıf doğru kabul edilse dahi; aynı yerde mevcut dosyalarda fındık veri ve verimlerinin ortalamının üstünde alınması gerektiği, 200 metre altı rakım (hükme esas raporda 200 metre üstü alınmıştır-bu değerlendirmeler dairenizce bozulmuştur) dikkate alınarak hesaplama yaplıması gerektiği, 1/1000 ölçekli plan bulunmasa dahi diğer palanlar ve yerleşim özelliklerinin dikkate alınması gerektiği objektif değer artışının % 200 e kadar alınması gerektiği işlenerek kaldırma kararları bulunduğunu, arsa vasfı kabul edilmez ise bu yönlerden emsal kaldırma kararları gibi kaldırma yapılmasını talep ettiklerini, enerji nakil hattı nedeniyle taşınmazın hiç bir zaman yapılaşamayacağı ve ileride de bu kısıtlılık halinin devam edeceğini belirterek yerel mahkeme kararının duruşmalı inceleme yapılarak kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğinde kabul edilen taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumununa göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, aynı mahalde bulunan taşınmaza ilişkin Yargıtay'ın %150-200 objektif değer artışı uyguladığı (Örn: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2019/112 Esas, 2019/18424 Karar ve 18.11.2019 günlü kararı), bilirkişi kurulunun yasaya uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, raporun değerlendirme tarihindeki verilere uygun şekilde düzenlendiği, ayrıca eski irtifakın yaratacağı değer azalışının uygun olduğu, neticeten arazi niteliğinde olan parsel için 2022 yılı itibarıyla metrekare birim fiyatının 187,23 TL olarak belirlenmesinin yerinde olduğu ancak; vekâlet ücretinin hatalı tesis edildiği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesine,
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmekle birlikte kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacağına uygulanan faizin işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince faize ilişkin itiraz istinaf incelemesinde ileri sürülmediği için bölge adliye mahkemesince incelenmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hususunun mümkün olmadığı da gözetildiğinde temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.