İflas tasfiyesinde bankanın müflis kefilden alacak talebinin, asıl borçlunun yaptığı ödemelerle sınırlı kabulüne yönelik sıra cetveline itiraz davası.
Özet: İflas eden bir şirketin kefaletinden kaynaklanan alacağının iflas masası tarafından reddedilmesi üzerine banka tarafından açılan kayıt kabul davasında, bankanın 3.827.605,65 TLlik talebine karşılık masanın 1.010.436,25 TLlik kısmını kabul edip bakiyeyi haksız bulduğu iddia edilmiştir; yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, kefilin sorumluluğunun asıl borçlunun sorumluluğunu aşamayacağı ve asıl borçlunun ödemeleri dikkate alındığında bankanın iflas masasından tahsil edebileceği gerçek alacağın 420.000 TL olduğu belirlenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/309
KARAR NO : 2026/254
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 22/10/2018
KARAR TARİHİ : 04/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; flasına karar verilen müflis ----- iflas işlemleri --- ve İflas MüdürlUğlTnün ---- sayılı dosyasıyla yürütülmekte olduğunu, müflis ----- müvekkil bankaya borçlu bulunmakta olduğunu, müvekkil bankanın, alacağını iflas müdürlüğüne dilekçe ile sunmuş olduğunu, müflis şirket müvekkil bankaya iflas tarihi itibariyle 3.827.605,65 TL borçlu olduğunu, ancak alacağının 1.010.436,25TL'si kabul edilerek 2.827.169,40TL'si haksız olarak reddedildiğini, müflis------ kefili olarak bankaya borçlu olduğunu belirterek, iflas masasının red ettiği 2.827.169,40TL'nin iflas masasına alacak kaydedilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ---. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----. Sayılı dosyasında 29,11.2017 tarihinde ----- iflasına karar verilmiş olduğunu, davacı vekili, iflas müdürlüğüne sunduğu 10/04/2018 tarihli alacak kayıt talebinde müflisin asaleten ve kefaleten borçtu bulunduğunu belirtmişse de, müflisin borcu kefaletten kaynaklanmakta olduğunu, kredi sözleşmesinin asıl borçlusu dava dışı -----. olduğunu, davacı vekili. müflis şirketin banka lehine ipoteği olduğunu ifade ettiğini fakat müflis tarafın, banka lebine herhangi bir ipoteği olmadığını, dava dışı -----müflisin iflas tarihinden sonra söz konusu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcu 1.010.436,25 Tl. olarak kabul ettiğini ve ödeme planına göre yazılı vadelerde ödenmeye devam ettiğini, kefaleten sorumlu olan Müflis -----sorumluluğu astl borçlunun sorumluluğunu aşamayacağını, davacı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşme gereği yapılan ödemeler dikkat alındığında 07.01.2019 tarihi itibariyle dava dışı şirketin sorumlu olduğu borcun 756.000TL olduğunu, bu nedenle davacının 2.827,169,40TL'nin masa kayıt ve kabulüne ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava, banka tarafından müflis kefilden olan banka alacağı için açılan kayıt kabul davasıdır.Davacı banka, asıl borçlu olan dava dışı-----ile arasında genel kredi sözleşmesinde dosyamızın davalısı Müflis -----kefil olduğunu, ödenemeyen kredi borcu sebebiyle masaya başvurduğunu ancak masanın talebin reddine karar verdiğini ileri sürmüştür.Davalı iflas masası cevap dilekçesinde davacının borcunun kefaletten kaynaklandığını, asıl borçlu olan ----- iflas tarihinden sonra borcu 1.010.436,25-TL olarak kabul edip, ödeme planına bağlandığını, bu protokolün taraflarca imzalandığını, müflisin asıl borçludan fazla borçlu olamayacağının ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.Müflisin ----ATM'nin ---- Esas sayılı dava dosyasında 29/11/2017 tarihli kararla iflasına karar verildiği, Yargıtay -----. HD.nin 20/02/2019 tarih,----Esas ve ---- sayılı ilamı ile (temyiz isteminden feragat edilmiş olması sebebiyle) temyiz talebinin reddine karar verilerek, iflas kararının 12/04/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Uyuşmazlık konusu olan ilk husus iş bu dava için dava şartı olan davanın süresinde açılıp açılmadığı hususudur. Somut olayda, iflas müdürlüğüne yazılan müzekkereye göre gelen cevaptan, tasfiyenin basit usulde olduğu, davacının, iflas masasına 15 kayıt sıra numarası ile 3.837.606,65 TL alacak üzerinden masaya kayıt talebinde bulunduğu, bu sırada tebliğ için de masraf yatırdığı anlaşılmıştır. Masanın 1.010.436,25 TL'lik kısmı kabul etmiş, kalan kısmı reddetmiş, masanın bu red kararı davacı vekiline 08/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Böylece, eldeki kayıt kabul davasının (muhabere yoluyla) 22/11/2018 tarihinde, süresi içinde (son gün) açıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca sıra cetveli 15/10/2018 ve 05/10/2018 tarihlerinde ilan edilmiştir.Davacının süresinde dava açtığı anlaşıldıktan sonra açıklığa kavuşturulması gereken bir diğer husus davacının gerçekten alacağının olup olmadığı, varsa ne kadar olduğudur. Bu doğrultuda bir bankacı bir mali müşavir bilirkişi marifetiyle, şubede inceleme yetkisi de verilerek banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Bilirkişiler 06/07/2020 tarihli raporunda 12/04/2018 tarihinde banka ile asıl borçlu arasında borç tasfiye protokolü yapıldığını, toplam borcun 1.010.436,25 TL olduğunu, kefilin sorumluluğunun asıl borçlunun sorumluluğunu aşamayacağını, asıl borçlunun yaptığı ödemelerin düşülmesi ile davacı bankanın 420.000 TL alacaklı olduğunu mütalaa etmiştir.Davacı banka bu rapora karşı, borç tasfiye protokolünün düzenlendiğini, ancak bu ödeme planına uyulmayarak yapılan faiz indiriminin iptal edildiğini, dolayısıyla borcun 1 milyon değil 3 milyon civarında olduğunu ileri sürmüştür. Davalı iflas masası vekili de, masanın 1.010.436,25 TL alacağı zaten masaya kaydettiğini, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Davacının itirazlarının karşılanması ve kök raporda resen görülen eksiklikler sebebiyle borç tasfiye protokolünün de denetime elverişli şekilde tekrar tetkiki için ek rapor alınmasına kararBilirkişiler 08/12/2020 tarihli ek raporda, önce 2013 yılında, sonra 2016 yılında birer protokol yapıldığını, bu protokollere uyulmaması üzerine tekrar bir araya gelinerek 12/04/2018 tarihinde toplam borcun 3.837.605,65 TL olduğu konusunda banka ile asıl borçlunun mutabık kalındığını, 12/04/2018 tarihinde yapılan protokolle borcun 50.000 TL si 20/04/2018 tarihine kadar kalanı 35 eşit taksitte 28.000 TL ödenmek suretiyle toplamda 1.010.436,25 TL ödenerek borcun sonlandırılacağına karar verildiğini, asıl borçlunun bu ödeme planına uymadığını, ancak asıl borçlunun bankaya muhtelif tarihlerde toplamda 610.000,00 TL ödeyerek borcun bu miktarda azaldığını belirtmiştir. Sunulan bu ek rapor mahkememizce denetlenerek benimsenmiş, davacı bankanın bakiye 2.217.169,40 TL alacağının masaya kaydını talep edebileceği sonucuna varılmıştır.Mahkememizin ---- Esas sayılı dosyada verilen bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, ---- BAM ---.HD'nin ---- Esas, ----- Karar sayılı kararla, özetle, İİK.nun 204/1 maddesi dikkate alınarak iflas tarihi itibariyle belirlenen borcun tamamının iflas masasına kaydı gerekirken sonradan asıl borçlu tarafından yapılan ödemenin düşülerek İlk Derece Mahkemesince hüküm tesis edilmesinin isabetsiz olduğu, bu nedenle davacı vekilinin istinaf sebebine itibar edilerek 2.827.169,40 TL kayıt kabul hükmü tesis edilmesi gerektiği, davalı vekilinin ticari defter ve kayıtların incelenmediğine yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede; mahkemece davalının ticari defter ve kayıtları incelenmeden hüküm tesis edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan hüküm münhasır delil sözleşmesi mahiyetinde olduğu ve taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkansız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmelerinin geçersiz olduğu, bu durumda mahkemece davalı müflis şirketin ve dava dışı kredi borçlusu şirketin defter ve kayıtlarını üzerinde 6100 sayılı Kanunun 221 ve 222.nci madde hükümleri de dikkate alınmak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, yapılacak incelemede iflas anına kadar davalının kendi temerrüdünün sonuçlarından kaynaklanan bir kısım olması durumunda bununda eklenerek kaydı gerektiği ve ardından yukarıda yer verilen İİK'nın 204. maddesi ile tahsilde tekerrür olmaması hususu da dikkate alınarak hüküm tesis edilmesi gerektiği gerekçeleriyle kaldırılmıştır.
Kaldırma kararı doğrultusunda müflisin ve dava dışı kredi borçlusunun defterlerinin incelenmesi için ara karar kurulmuş, bir mali müşavir bir bankacı bilirkişi tayin edilmiştir. Ayrıca iflas müdürlüklerine müflisin defterleri sorulmuştur. Yapılan incelemelerde davalı müflisin ve kredi borçlusunun 2009-2014 yıllarını kapsayan defterlerine ulaşılamamış, 2015-2017 yıllarına ait defterler de bilirkişi marifetiyle incelenmiş, bilirkişiler 18/01/2026 tarihli raporlarında davacı bankanın iflas tarihi itibariyle işlemiş faiz dahil 3.837.605,65 TL alacağı olduğunu, bunun 1.010.43,26 TL sinin masa tarafından kabul edildiğini, bakiye kalan 2.827.169,40 TL alacağın masaya kaydı gerekeceğini belirtmiştir. Rapor her iki tarafa da 28/01/2026 tarihinde tebliğ edilmiş, beyan veya itiraz sunan olmamıştır.Gelinen aşama itibariyle alınan rapor denetlenmiş, hüküm kurmaya elverişli bulunmuş, istinaf ilamı doğrultusunda eksiklikler tamamlanmış, davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
2-Davacı bankanın, davalı müflisin kefalet borcu sebebiyle tahsilde tekerrüre yer vermemek kaydıyla 2.827.169,40 TL alacağın, müflisin ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- İflas sayılı dosyada işlem gören iflas masasına KAYIT ve KABULÜNE;
3-Alınması gerekli 732,00-TL başvurma harcı ile 732,00-TL peşin harcın toplamı olan 1.464,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 15.869,50-TL'lik yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.