Bölge Adliye Mahkemesi kararının karşılıklı boşanma davasında erkeğin ağır kusurlu olduğu belirlenerek kadının tazminat taleplerinin reddi yönünden bozulması.
Özet: Boşanma davasında, temyiz incelemesi sonucunda, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin tarafları eşit kusurlu kabul etmesinin hatalı olduğuna, evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olup kadının kişilik haklarına saldırıda bulunduğuna hükmedilerek, kadın lehine maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu ve bu taleplerin reddine ilişkin kararın kusur belirlemesi ile tazminat yönlerinden bozulmasına, kadının velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi gibi sair temyiz itirazlarının ise reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararının bu kısımlarının onanmasına karar verilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/1663 E.  ,  2025/8761 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1640 E., 2024/2396 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/549 E., 2023/943 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat talebi, velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir.
2. Mahkemece, tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek davalı-davacı kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, Mahkemece tarafların belirlenen ve gerçekleşen kusurlarına göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere; boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı-davalı erkek ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda davalı-davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Somut olayda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları koşulları kadın yararına oluşmuştur. Gerçekleşen bu durum karşısında tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak bu taleplerin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve davalı-davacı kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talebi yönlerinden kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve davalı-davacı kadının reddedilen maddî ve manevî tazminat talebi yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davalı-davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.