Karşılıklı boşanma davasında, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yetersiz bulunması üzerine hakkaniyet ilkesi gereği bozma kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, karşılıklı boşanma davasında tarafların kusur belirlemesi, nafaka ve tazminat gibi itirazlarını incelemiş olup, davalı-davacı erkeğin tüm temyiz itirazlarını reddederek, davacı-davalı kadının ise lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının mevcut ekonomik durumlar, kusur dereceleri ve hakkaniyet ilkesi bağlamında yetersiz olduğu gerekçesiyle, bu yöndeki istinaf kararını bozarak daha uygun bir tazminat belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2025/1323 E.  ,  2025/8742 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/583 E., 2024/2496 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/19 E., 2022/895 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, nafaka, tazminat, asıl davanın kabulü yönünden; davacı-davalı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, nafaka, tazminat, karşı davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre erkeğin tüm, kadının aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevi tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarı yönünden BOZULMASINA,
3.Erkek vekilinin tüm, Kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edendavacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.