Çek tahrifatıyla işlenen dolandırıcılık suçunda, doğrudan zarar gören sıfatı bulunmayan şikayetçinin temyiz talebinin usulden reddine dair 11. Ceza Dairesi kararı.
Özet: Şikayetçi tarafından sanıktan satın alınan mal karşılığında verilen 1.000 TL bedelli çekin, sanık tarafından 7.000 TL olarak tahrif edilip üçüncü bir kişiye ciro edilmesi ve bu kişinin icra yoluyla 7.000 TLyi tahsil etmesi üzerine gelişen olayda, temyiz incelemesi sonucunda, dolandırıcılık suçunun doğrudan zarar göreninin, soruşturma aşamasında şüpheli olarak beyanı alınan ciranta olduğu, şikayetçinin ise bu suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı; dolayısıyla şikayetçinin kamu davasına katılma ve sanık hakkındaki hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin olmadığı gerekçesiyle şikayetçi vekilinin temyiz talebi oy birliğiyle reddedilmiştir.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/192 E., 2021/278 K.ŞİKAYETÇİ : ... SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2021/192 Esas, 2021/278 Karar sayılı, bozma üzerine verilen kararının temyizi yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Şikayetçi ...'in, sanıktan satın aldığı mal karşılığında verdiği suça konu YapıKredi Bankası ...Şubesine ait 31.10.2007 keşide tarihli, 1.000,00.TL bedelli çekin sanık tarafından üzerinde tahrifat yapılarak bedel hanesindeki "1.000.TL" ibaresi "7000 TL" bedelli hale getirildikten sonra cirolanıp dava dışı ...'ya verildiği, cirantanın katılan aleyhine 7.000,00 TL üzerinden icra takibi yaptığı ve çek bedelini tahsil ettiğinin anlaşıldığı olayda, yargılama konusu dolandırıcılık suçunun doğrudan zarar göreninin soruşturma aşamasında şüpheli sıfatı ile beyanı alınan ciranta ... olduğu, şikayetçi ...'in bu suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı CMK'nın 237/1 maddesi uyarınca bahse konu suçtan açılan kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1 maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı; hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305/1 maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikayetçi ... vekilinin bu suça yönelik temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 19.02.2026 tarihinde karar verildi.