Kiralık aracı teslim etmeme eylemiyle güveni kötüye kullanma suçundan beraat eden sanık hakkında, olağan dava zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar veren Yargıtay incelemesi.
Özet: Sanığın kiraladığı aracı süresinde iade etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda, eylemin meslek veya hizmet ilişkisinden kaynaklanmadığı ve genel güveni kötüye kullanma suçuna girdiği belirlenmiş olup, bu suç için kanunda öngörülen olağan dava zamanaşımının yargılama sürecinde dolması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/29315 E.  ,  2026/1823 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2011/222 E., 2015/778 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın suç tarihinde şikayetçinin sahibi olduğu kiralama şirketinden kiraladığı ve teslim aldığı aracı kiralama süresi sona ermesine rağmen süresinde teslim etmemek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın eyleminin meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinden kaynaklanmadığı, TCK'nın 155/2 hükmünde yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma olarak iddia edilen olayda suç vasfının TCK'nın 155/1 hükmünde yer alan güveni kötüye kullanma suçuna temas ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
“Güveni kötüye kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 13.07.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
19.02.2026 tarihinde karar verildi.