Yargıtay 2. Ceza Dairesi, Suriye uyruklu sanığın kimlik tespitindeki eksiklikler sebebiyle hırsızlık istinaf kararını, Göç İdaresi ve parmak izi gibi alternatif yöntemler kullanılmadığı gerekçesiyle bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararını, Suriye vatandaşı sanığın resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenememesi durumunda, soruşturma makamının sanığın beyanına dayalı kimlik bilgileri, parmak izi ve fotoğraflarını Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne göndererek yabancı kimlik numarası ile kayıtlarını tespit etme veya bu mümkün olmazsa fotoğrafları ve parmak izlerini karara ekleyerek hüküm verme yükümlülüğünü yerine getirmediği, dolayısıyla kimlik tespiti sürecindeki bu eksiklik nedeniyle hukuka aykırı bulduğu gerekçesiyle bozmuştur.
2. Ceza Dairesi         2023/21162 E.  ,  2025/24015 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/265 E. 2022/1856 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "suçun sabit olmadığına, somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Somut olayımızda; sanığın Suriye vatandaşı olduğu ve beyanına göre kimlik bilgilerinin tespit edilmiş olduğunun anlaşılması, bu aşamada Suriye'ye yönelik adli yardımlaşma taleplerine Dışişleri Bakanlığınca yapılacak bildirime kadar ara verilmesi karşısında, sanığın resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemeyeceği sabit ise de; soruşturma makamınca sanığın beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri oluşturularak dosya içerisine de konulacak parmak izi ve fotoğraf kayıt formu ile sanığın temin edilen fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21... . maddeleri uyarınca sanığın Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimliğinin bu şekilde belirlenmesinin mümkün olmaması hâlinde ise, bu kez sanığın fotoğraflarının karara yapıştırılması ve alınan parmak izlerinin de karara eklenmesi suretiyle hükümlülüğüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Gaziantep 27. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.