Ticaret Mahkemesi, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasında, senetlerdeki tahrifat iddiası ve tefecilik suçlamalarını değerlendirerek borcun bulunmadığının ispatlanamaması nedeniyle davayı reddetti.
Özet: Davacı tarafından, borç karşılığı verilen senetlerin tahrif edildiği ve bu nedenle borçlu olunmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, davalı hakkında senetlere ilişkin tefecilik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet bulunmasına rağmen, sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından beraat etmesi ile senetlerde tahrifat yapıldığına dair kesin bir tespitin bulunmaması nedeniyle, davacının borçsuzluğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/534 Esas - 2025/786

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/534 Esas
KARAR NO : 2025/786
HAKİM : ...
KATİP : .....
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av....
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av....
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/10/2020
KARAR TARİHİ : 14/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2015 yılında borç arayışında iken ...'dan faiz karşılığı 15.000 TL borç aldığını, bu borç karşılığında 30.000 TL miktarlı boş bir senet verdiğini ve müvekkilin ... Keçiören'deki evi üzerine .... lehine ipotek tesis edildiğini, sonrasında bu ipoteklerin artırıldığını ve ipotek masrafları için alınan diğer senetlerin de tahrif edildiğini, müvekkilin zor durumda olmasından faydalanılarak bu şartların dayatıldığını, borcunu ödeyip evini sattıktan sonra senetleri istediğinde .... tarafından 295.387,19 TL'lik icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin ilk olarak imzasını inkar ettiğini ve suç duyurusunda bulunduğunu, sonrasında .... ile ilişkisi olduğunu öğrendiğini, söz konusu takip konusu senetlerin kendisi tarafından imzalanmış olmakla birlikte sonradan tahrifat yapılıp doldurulduğunu, ....'nın da müvekkili tanımadığını beyan ettiğini, tarafların müvekkilinin evine göz diktiğini, müvekkilinin ticari ilişki içinde olmadığını, ....'nın da onlarca borçlu olduğu dosyasının bulunup sadece bir alacaklı olduğu dosyanın mevcut olduğunu, bu durumların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, .... hakkında iddianame düzenlendiğini ve yargılamalarının devam ettiğini belirterek, müvekkilin davalı ....'ya herhangi bir borcu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptalini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava "Davacı tarafından dava dışı....'dan alınan borç para karşılığı verilen 3 adet senedin alınan borç karşılığı olmaksızın fazla bedel gösterilmek suretiyle doldurularak haksız surette icra takibine konulduğu iddasina dayalı menfi tespiti " istemine ilişkindir.
Talep, ... ....esas sayılı dosyası, ... ... Esas ... Karar sayılı dosyası tarafların sosyo-ekonomik durum araştırmaları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacının menfi tespit davasına dayalı icra dosyasındaki senetler yönünden davalı hakkında yürütülen nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgede sahtecilik ve tefecilik suçlarından yargılama sonucuna ilişkin ... .... Esas sayılı dosyasından verilen kararın kesinleşmesi bekletici mesele yapılmış verilen kararın 13/05/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davalı ...'nın bekletici mesele yapılan Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında üzerine atılı resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları vb. Tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından beraatine karar verildiği, tefecilik yapmak suçundan ise 200,00-TL adli para cezası ve 2 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakma cezasına çarptırıldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı hakkında davaya dayanak icra takibine konu senetler yönünden tefecilik suçundan kesinleşmiş mahrumiyet kararı bulunsa dahi takibe dayanak senetler altındaki imzaların davacıya ait olması, senetlerde tahrifat yapıldığına dair kesin belirleyici bulguların tespitinin mümkün olmaması ve taraflar arasında bir para alışverişinin olduğu ancak miktarının tam olarak belirli olmadığından bahisle davalı hakkında üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından beraat kararı verilmesi nedeniyle davacının, davalıya söz konusu senetler nedeniyle borçlu olmadığına dair açmış olduğu ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Bu dava kapsamında davacı tarafından yapılan 175,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 7,80-TL Vekalet harcı, olmak üzere toplam 182,80-TL yargılama giderinin , davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 45.000,00-TL nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair; davacı ile davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/11/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır