Ticaret Mahkemesinde şirketi zarara uğrattığı iddia edilen eski ortağın sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamalarıyla ilgili ceza davası kesinleşmesi beklenen tazminat yargılaması.
Özet: Davacı şirket, eski ortağı ve yöneticisi olduğu iddia edilen davalının muhasebe kayıtlarında usulsüzlükler yaparak, sahte bono düzenleyerek ve şirket adına borçlandırmalarla 150.000 TLlik zarara yol açtığı iddiasıyla şimdilik 10.000 TL tazminat talep etmiş; davalı ise iddiaları reddederek pasif ortak olduğunu, sorumluluk almadığını ve tüm işlemlerin kontrol edildiğini savunmuş, yargılama sürecinde bekletici mesele yapılan ceza davasında ise davalının tacir veya şirket yöneticisi sıfatıyla dolandırıcılık suçundan beraat ettiğinin anlaşıldığı belirtilmiştir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2010/813 Esas
KARAR NO : 2025/778
HAKİM : ... ...
KATİP : . ...
DAVACI :... -
VEKİLLERİ : Av. ... - [16387-83531-96734] UETS
Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 28/12/2010
KARAR TARİHİ : 14/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin.... faaliyet gösteren firmalardan biri olduğunu, davalının ...Sanayi ve Ticaret Ltd.şti.'nin %40 ortağı olduğunu ve tüm grup şirketlerinin.... ailesi tarafından yönetildiğini, davalı hakkında resmi evrakta sahtecilik, özel evrakta sahtecilik, dolandırıcılık, emniyeti suistimal ve hırsızlık suçlarından dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde başlatılan soruşturmanın devam etmekte olduğunu, davalının bu suç teşkil eden eylemleri sebebiyle aile şirketlerinin ciddi zarar gördüğünü, davalının ... Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi'nin muhasebe kayıtlarına müdahale ederek usulsüzlükler yaptığını, .... ve ....'ü şirket hesaplarında borçlandırdığını, bu karşılıkta şirket adına bono senetleri almış gibi gösterdiğini ancak şirket kayıtlarının incelenmesi sonucu bu bono senetlerinin mevcut olmadığının, bazı evrakların tahsil edilmiş gibi gösterildiğinin, bazılarının ise başka firmalara borç karşılığı çıktı olarak verildiğinin tespit edildiğini, davalı tarafından yapılan bu işlemler neticesinde şirketlerin tahmini 150.000 TL zarara uğratıldığını, bu nedenlerle davalının sahtecilik ve dolandırıcılık suretiyle müvekkili şirketi zarara uğratması sebebiyle şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL'nin ticari faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde iddia edilenin aksine....şirketinin gayrifaal olduğunu, diğer iki şirket ile ticari hukuki bir ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin 2008 yılında Optimum şirketine ....'nın banka hesabına 75.000,00 TL ödeyerek, 30 hisse ile pasif ortak olduğunu, herhangi bir temsil ve sorumluluk almadığını, 2009 yılı başında iki şirketin masrafları azaltmak amacıyla aynı adreste faaliyete başladığını, .... şirketinin ise Ferroli Anabayii olarak faaliyet gösterirken, bütün satışların Kare Doğalgaz şirketi üzerinden yapılmaya başlandığını,.... şirketi tarafından müşterilere dağıtılmasına rağmen Optimum şirketince Kare Doğalgaz firmasına fatura edilmediğini, şirketlerin bulunduğu adreste sekreter ve muhasebeci ... ile müvekkilin aynı odayı kullandığını ve ....'ın aynı zamanda Optimum şirketinin işlemlerini takip ettiğini, şirket faaliyetleri çerçevesinde yapılan satışlara ilişkin irsaliye, fatura ve alındı belgelerine ... tarafından "görüldü işlendi" kaşeleri basılarak kontrol edildiğini, davaya konu edilen satışların da aynı şekilde kontrol edilerek yapıldığını, müvekkil tarafından herhangi bir usulsüzlük yapılmadığını, 2009 yılına ilişkin olarak yapılan incelemelerde herhangi bir usulsüzlük tespit edilemediğini, Optimum şirketine ait POS cihazlarından çekilen paralar ile Anadolubank'taki takasa konulan müşteri çeklerinin akıbetleri konusunda müvekkile bilgi verilmemesi ve kendisinden şirket faaliyetleri konusunda bilgi saklanması üzerine müvekkilin şirketten ayrılmayı talep ettiğini, müvekkilin bu talebinin önceleri kabul görmediğini, yalnızca ortaklığa girerken ödediği 75.000,00 TL'nin 2010 yılı Eylül ayında ödendiğini, müvekkilin 14 Eylül 2010 tarihinde noterden vekaletname vererek ortaklıktan ayrılmasına rağmen, şirkete ortak olduktan sonra kredi çekmek üzere teminat olarak müvekkili adına kayıtlı taşınmaz üzerine konulan ipoteğin ancak 14.12.2010 tarihinde kaldırıldığını, müvekkili ortaklıktan ayrılırken ve ayrılana kadar yapılan işlemlerin kontrol edildiği ve sonradan suç isnat edilerek alacak istenmesinin anlaşılamaz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava "Davacının davalı aleyhine açtığı davalının usulsüz ve suç teşkil eden eylemleri nedeni ile uğradığını ileri sürdüğü zarara karşılık şimdilik 10.000,00-TL nin ticari faizi ile davalıdan tahsili " istemine ilişkindir.
Talep, cevap, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün müzekkere cevabı, ... ....;
Davacının tazminat istemine dayanak davalının hukuka aykırı ve suç teşkil eden eylemlerinden yargılanmakta olduğu ... ... Esas sayılı dosyasından verilen kararın kesinleşmesi bekletici mesele yapılmış ve verilen kararın 13/02/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Söz konusu kararda davalı ...'nun tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçunda beraat ettiği ve verilen kararın temyizde onama sonucu kesinleştiği anlaşılmakla; davacının tazminat davasına dayanak dava şartlarından davalının hukuka aykırı bir eyleminin bulunması gerektiğine dair koşul yerine getirilmediğinden, sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan peşin alınan 148,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 466,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair;davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır