Sahte vekaletname kullanarak dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının, noterin kamu kurumu sayılmaması ve dava zamanaşımının dolması nedeniyle Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Emlakçı olan sanığın, sahte vekaletname kullanarak arsa satışı vaadiyle mağdurdan para aldığı iddiasıyla kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilen davada, Yargıtay; noterin kamu kurumu olmaması nedeniyle eylemin TCK 157/1de düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu, bu suçun kanundaki cezasına göre olağan dava zamanaşımının mahkumiyet tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında gerçekleştiğini belirterek, sanık hakkındaki kamu davasının yeniden yargılama yapılmaksızın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine hükmetmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/28380 E.  ,  2025/15742 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/330 E. 2015/332 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği görüşüldü;
Emlakçılık yapan sanığın, katılana ... köyü 149. parselde bulunan arsayı satmayı teklif ettiği, katılandan 2.000,00 TL kapora aldıktan sonra bu arsanın sahibi olan ...'un, arsanın satımı hususunda katılana yetki verdiğine ilişkin ... Noterliğince düzenlenmiş gibi görünen tamamen sahte vekaletnameyi vererek katılandan 33.000,00 TL daha aldığı iddia olunan olayda; noterin kamu kurumu olmaması nedeniyle sanığa yüklenen eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, bu suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımınının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 17.12.2015 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2025 tarihinde karar verildi.