2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa dayalı irtifak hakkı bedel tespiti ve tescili davasında hesaplama usulleri ve vekalet ücreti itirazlarının temyiz değerlendirmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa dayanan irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne karar vermesi üzerine davacı idarenin istinaf başvurusunu konu edinmekte; Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek gelir metoduyla değer tespiti, %4 kapitalizasyon faizi ve %25 objektif değer artışı uygulamasında usule aykırılık bulunmadığına hükmederken, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları doğrultusunda davacı idare lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin doğru olduğunu belirtmiş ve davanın 01.08.2023 öncesinde açılmış olmasına rağmen, aynı Kanunun 10. maddesinin dokuzuncu fıkrasının iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararını da gözeterek ilk derece mahkemesi hükmünü düzelterek yeniden esas hakkında karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/692 Esas, 2025/842 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 10. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/119 Esas, 2024/49 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 13... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydında mevcut irtifak hakkının taşınmazda oluşturduğu değer düşüklüğünün hesaplamada dikkate alınmadığını, taşınmaz için uygulanan objektif değer artışı oranının yüksek olduğunu, irtifak değer düşüklüğü oranının yüksek uygulandığını, hesaplamaya dahil edilen ürünlerin veriminin yüksek alındığını, üretim masraflarının düşük hesaplandığını, dava konusu taşınmaz için kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasının hatalı olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, tarafların talebi olmadığı hâlde kamulaştırma bedeline kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın incelenen imar durumuna göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı dışında kaldığı, 1/5000 ölçekli ... Planının bulunmadığı, 1/25000 ölçekli ... Planında ise "Rekreasyon Alanı" olarak planlı olduğu görülmekle, Dairelerince Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği, taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden değerinin tespit edilmesinde, kapitalizasyon faizinin sulu tarım olarak %4 oranında belirlenerek taşınmazın metrekare değerinin belirlenmesinde, taşınmazın taşıdığı özellikler ve bulunduğu yere göre %25 objektif değer artış oranının takdir edilmesinde (aynı bölgede bulunan Kocadere Mahallesi 2 29... parselde %25 objektif değer artışı oranının uygulanmasının yerinde olduğuna ilişkin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2021/636 Esas, 2022/467 Karar sayılı ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/8295 Esas, 2023/239 Karar sayılı kararlarının bulunduğu) yöntem itibarıyla isabetsizlik görülmediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu, ancak Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/11813 Esas, 2024/5637 Karar sayılı kararında bahsedildiği üzere 01.08.2023 tarihinde 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararıyla 04.11.1983 tarihli 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği, davanın 01.08.2023 tarihinden önce 26.05.2023 tarihinde açıldığı, Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kapama nar bahçesi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine ilişkin hüküm kurulması yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.