Taksirle Yaralama Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin Karara Yapılan İtirazın Kabulü Üzerine, Müştekinin Kovuşturma Aşamasında Katılma Hakkı ve Vekalet Ücreti Talebi Bağlamında Sunulan Kanun Yararına Bozma İsteminin Yargıtayca Reddi.
Özet: Yargıtay, taksirle yaralama suçunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına dair itirazın kabul edilmesini yerinde görmüştür; zira kovuşturma evresinin her aşamasında davaya katılma hakkı bulunan müştekinin, daha önceki celselerde katılma talebinin olmaması, bu hakkı kullanmasına engel değildir ve katılma talebi bulunmayan müşteki lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği yönündeki Kanun Yararına Bozma istemi bu gerekçeyle reddedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/713 Değişik İşSUÇ : Taksirle yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasıKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının İstemi Üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili Kararın Kanun Yararına BozulmasıErzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2024 tarihli ve 2024/713 değişik iş sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yapılan itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına ilişkin kararın kesin olduğu anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 22.10.2025 gün ve 94660652-105-25-18578-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/125581 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/125581 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Müştekinin 20.02.2024 tarihli duruşmada şikayetinin devam ettiğini ancak katılma talebinin bulunmadığını ifade etmesi karşısında, sonradan katılma talebinde bulunmasının durumu değiştirmeyeceği, katılma talebi bulunmayan müşteki lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden, sanığın mahkumiyetine dair karara karşı vekalet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE5271 sayılı CMK'nın kamu davasına katılma başlıklı 237. maddesinde yer alan "Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkındaki şikayeti devam eden müştekinin kovuşturma aşaması bitene kadar katılma hakkına sahip olduğu, daha önceki celselerde katılmak istemediği yönünde beyanda bulunmasının daha sonradan katılmasına engel teşkil etmeyeceği anlaşılmakla, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara ilişkin itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına ilişkin kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, kanun yararına bozma talebi isabetsiz görülmüştür.III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309.maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.