Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, sigortalı araçla karışılan trafik kazasında yaralanan yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden verilen kararı eksik inceleme nedeniyle bozmuştur.
Özet: Bu hukuki belge, zorunlu trafik sigortası kapsamında bir aracın karıştığı kazada yaralanan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebini konu almaktadır. Uyuşmazlık hakem heyeti, 360.000 TL tazminat talebini kabul etmiş, davalının itirazı reddedilmiştir. Davalı sigorta şirketi temyiz başvurusunda, savcılıkça düzenlenen kusur raporu ile hakem heyetince alınan kusur raporu arasında, yayanın ve araç sürücüsünün kusur oranları hakkında ciddi çelişkiler bulunduğunu, ayrıca maluliyet oranı ve tazminat hesaplama yöntemlerinin hatalı olduğunu iddia etmiştir. Yüksek mahkeme, bu çelişkili kusur raporlarının yeterince incelenmemesi ve hangi rapora neden itibar edildiğinin gerekçelendirilmemesi nedeniyle eksik inceleme yapıldığına hükmederek, uyuşmazlığın çözümü için bu çelişkinin giderilmesi veya ilgili raporların açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/1064 D.İş 2024/1060 K İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.05.2019 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın yaya olan müvekkiline çarpması neticesinde davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek HMK 109. maddesine göre artırmak, 15.000,00 TL'den az olmamak üzere sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, dosyaya sunulan maluliyet raporunda belirlenen oranın fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, avans faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ile kusur ve aktüer raporu gözetilerek davanın kabulü ile 360.000,00 TL sürekli sakatlık tazminatının 13.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan 28.03.2024 tarihli kusur bilirkişi raporu ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2019/93311 Sor. numaralı dosyada aldırılan 21.11.2019 tarihli kusur raporu arasında çelişki bulunduğunu zira savcılıkta alınan 21.11.2019 tarihli kusur raporunda müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsüne herhangi bir kusur atfedilemediğini, başvurucunun kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunu, poliçe kapsamında bedeni zararlar için kaza başına 360.000,00 TL ile sınırlı olup, bağlantılı STK. 2023.E.489134 sayılı dosyada da 1.208,36 TL tazminata hükmedildiğini, söz konusu yapılan ödemenin teminat limitinden düşülerek karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunda belirlenen oranın fahiş olduğunu, davacının pasif dönem hesabının hatalı olduğunu, pasif dönem tazminat hesabında çalışmanın karşılığı olarak hesaplanacak, sigorta pirimi kesintisi, işsizlik sigortası primi kesintisi, gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi gibi indirim konusu tutarların bulunmadığını (AGİ hariç) net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, meydana gelen kaza nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, soruşturma aşamasında Savcılık tarafından alınan kusur raporunda davacı yayanın dosya kapsamına göre aniden yola fırladığı bu nedenle asli tam kusurlu olduğu, sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince tek bilirkişiden alınan kusur raporunda, davacı yayanın KTK'nın 68/1-c maddesi gereğince %60 oranında asli kusurlu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK'nın 52/1-b maddesi gereğince %40 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, Hakem Heyetince alınan kusur raporuna itibar edilerek tazminata karar verildiği anlaşılmaktadır. Savcılık tarafından alınan kusur raporu ile Hakem Heyetince alınan kusur raporu arasında çelişki olduğu anlaşılmakla eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Yargılama makamlarınca hangi rapora neden itibar edildiği, diğerinin neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya kusur raporları arasındaki çelişkiyi gideren yeni bir rapor alınmalıdır.Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyada mevcut kusur raporlarındaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek şekilde İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.